Programın ikinci yarısında ise Nebil Özgentürk ve akademisyen, yazar Prof. Dr. Mehmet Çelik’in katılımıyla söyleşi düzenlendi. Söyleşinin gerçekleştiği alanda, Yaşar Kemal’in ailesi tarafından Beylikdüzü Belediyesi’ne hediye edilen, yazarın evindeki çalışma odasına ait eşyalar kullanılarak çalışma ortamını yansıtan bir dekor oluşturuldu. İzleyicilerin de katılımıyla interaktif bir şekilde gerçekleşen söyleşide; Yaşar Kemal’in edebiyat anlayışı, yaşamından kesitler, edebiyat dünyasına bıraktığı miras ve usta yazarın eserlerinin toplum üzerindeki etkisi ele alındı. Yoğun ilgiyle takip edilen etkinliğin sonunda Nebil Özgentürk okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı.
“Belki fiziken yok ama sesi ve eserleri yaşamaya devam ediyor”
Yaşar Kemal’le olan dostluğunu ve anılarını izleyicilerle paylaşarak BAKSM’de yer alan İstanbul’un en büyük ilçe belediye kütüphanelerinden biri olma özelliği taşıyan Yaşar Kemal Kütüphanesi’nin önemine değinen Ahmet Özer, “Yaşar Kemal’e dair birkaç şey söylemeden önce, çok vaktinizi almadan; değerli dostum Mehmet Murat Çalık ve Ekrem İmamoğlu’nun şahsında hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, Yaşar Kemal gibi Anadolu’nun topraklarına sığmayan bir devi anmak için bu etkinliği düzenleyen Beylikdüzü Belediyesi’ne de teşekkürlerimi sunuyorum.
Daha önce Ekrem Başkan’ın davetiyle buraya geldiğimde büyük bir heyecanla, “Gel hocam, sana bir yer göstereceğim” dedi. Birlikte gittik. Büyük ve güzel bir kütüphaneyi göstererek, “İşte burası Yaşar Kemal Kütüphanesi” dedi. Ben de Esenyurt’ta belediye başkanı seçildikten sonra dört önemli proje tasarladım, bunlardan biri de Yaşar Kemal Kitaplığıydı. Eğer yeniden görevimize dönmek nasip olursa, bu projeleri hayata geçirmeyi düşünüyorum” dedi. Yaşar Kemal’in kendisi için çok değerli bir dost olduğunu belirten Özer, “Yaşar Kemal fiziken aramızda yok ama hâlâ sesi, ruh verdiği romanları bizde, yüreğimizde, beynimizde ve zihnimizde yaşamaya devam ediyor” şeklinde konuştu.