ANKARA – Türkiye'nin Akdeniz kıyıları başta olmak üzere deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarında yürütülen koruma çalışmaları, 2026 yılında da yüz binlerce yavrunun denize ulaşmasını sağladı. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği çalışmalarla nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu yıl Türkiye sahillerinde tespit edilen toplam 8 bin 868 yuvadan 527 bin 880 deniz kaplumbağası yavrusunun denize ulaşması sağlandı.
20 önemli yuvalama alanı koruma altında
Türkiye'nin taraf olduğu Bern ve Barcelona sözleşmeleri kapsamında sürdürülen çalışmalarda, özellikle iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağasının (Chelonia mydas) korunmasına öncelik veriliyor.
Bilimsel araştırmalar sonucunda Türkiye kıyılarında deniz kaplumbağaları açısından önem taşıyan 20 yuvalama alanı belirlendi.
Bu alanlarda gerçekleştirilen izleme, yuva tespiti, koruma ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde yumurtaların ve yavruların karşı karşıya kaldığı risklerin azaltılması hedefleniyor.
423 bin Caretta caretta yavrusu denizde
DKMP Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan 2026 yılı verilerine göre Türkiye sahillerinde 7 bin 565 Caretta caretta ve bin 303 yeşil deniz kaplumbağası yuvası tespit edildi.
Bu yuvalardan çıkan yavruların dağılımı şöyle gerçekleşti:
Caretta caretta
423.640
Denize ulaşan yavruYeşil deniz kaplumbağası
104.240
Denize ulaşan yavru2026 YILI TOPLAMI
527.880
8.868 tespit edilen yuvadan denize ulaşan toplam yavru sayısı
115 milyon yıllık yaşam mücadelesi
Yaklaşık 115 milyon yıldır yeryüzünde varlığını sürdürdüğü tahmin edilen deniz kaplumbağaları, yaşamlarının büyük bölümünü denizlerde geçiriyor.
Dişi deniz kaplumbağaları, yumurtalarını bırakmak amacıyla mayıs ve eylül ayları arasında kıyılardaki uygun kumsallara çıkıyor.
Ancak bu canlılar, özellikle üreme dönemlerinde çok sayıda çevresel tehditle karşı karşıya kalıyor.
İklim değişikliği, deniz ve kıyı kirliliği, sahillerin kontrolsüz kullanımı, yapay ışıklandırma ve gürültü, kaplumbağaların yuvalama ve yavruların denize ulaşma süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor.
Özellikle kıyılardaki yapay ışık kaynakları, yumurtadan çıkan yavruların yönlerini şaşırarak deniz yerine karaya doğru ilerlemelerine neden olabiliyor.
Son 6 yılda 4 milyon 310 bin yavru
DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Koruma programları sayesinde milyonlarca yavrunun denize ulaşmasının sağlandığını ifade eden Çokçetin, şu bilgileri paylaştı:
"Genel Müdürlüğümüz uhdesinde yapılan çalışmalarla deniz biyoçeşitliliğimizin önemli türlerinden olan deniz kaplumbağalarının nesillerinin devamlılığına katkıda bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz yılın verileri de dahil olmak üzere son 6 yılda DKMP olarak 4 milyon 310 bin 832 adet bireyin denize kavuşmasını sağladık."
Açıklanan veriler, deniz kaplumbağalarının korunması için yürütülen uzun vadeli çalışmaların ulaştığı boyutu ortaya koydu.
Kaplumbağa yuvaları özel yöntemlerle korunuyor
DKMP ekipleri, yuvalama sezonunda belirlenen alanlarda yumurtaların zarar görmesini engellemek amacıyla çeşitli koruma yöntemleri uyguluyor.
Bu kapsamda tespit edilen yuvalarda kum altı ve kum üstü kafesleme çalışmaları gerçekleştiriliyor.
Su altında kalma riski bulunan yuvalar ise gerekli durumlarda daha kuru ve güvenli kumul alanlara taşınıyor.
Koruma çalışmaları yalnızca yumurtalarla sınırlı kalmıyor. Deniz kaplumbağalarının göç hareketlerini, beslenme bölgelerini ve kışlama alanlarını belirlemek amacıyla bazı bireylere uydu vericileri takılarak bilimsel takip de yapılıyor.
Elde edilen verilerin, türlerin yaşam alanlarının daha iyi anlaşılmasına ve koruma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Tatilcilere ve kıyı kullanıcılarına çağrı
DKMP Genel Müdürü Çokçetin, koruma çalışmalarının başarıya ulaşmasında vatandaşların desteğinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Özellikle deniz kaplumbağalarının yuvaladığı kumsallarda turistlerin, işletmelerin ve yöre halkının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çokçetin, şu ifadeleri kullandı:
"Nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının yarınlara ulaşması için gerekli tüm çalışmaları yapıyoruz. Yuva yapılan kumsalların kullanımı çok hassas olduğu için kumsalları kullanacak kitleler için bilinçlendirme çalışmalarına önem veriyoruz. Bu noktada vatandaşlarımızdan da destek bekliyoruz."
Sahillerde alınacak önlemler hayati önem taşıyor
Uzmanların koruma çalışmalarında öne çıkardığı önlemler arasında yuvalama alanlarının tahrip edilmemesi, kumsallarda gece saatlerinde gereksiz aydınlatmadan kaçınılması, sahillere çöp bırakılmaması ve koruma altındaki yuvalara müdahale edilmemesi yer alıyor.
Yavru kaplumbağaların denize ulaşması, türlerin yaşam döngüsündeki önemli aşamalardan birini oluştursa da denizde hayatta kalma mücadelesi devam ediyor.
Bu nedenle Türkiye kıyılarında yürütülen çalışmalar, yalnızca yavruların denize ulaşmasını değil, deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının uzun vadeli korunmasını da hedefliyor.
2026 yılında denize ulaşan 527 bin 880 yavru, Türkiye'nin deniz kaplumbağalarının korunması alanındaki çalışmalarının önemli sonuçlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA) – 8 Kasım 2026. Veriler Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün açıklamalarına dayanmaktadır.