Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), sürdürülebilirliğin doğrudan deneyimlendiği "yaşayan bir iklim laboratuvarı" konseptiyle kapılarını açacak. 190’dan fazla ülkenin katılacağı dev zirvede tüm süreçler çevre dostu standartlarla yönetilecek.
Dünya iklim diplomasisinin en önemli buluşmalarından biri olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için Antalya'daki hazırlıklarda son aşamaya gelindi. ISO 20121 standartları doğrultusunda planlanan organizasyon; düşük emisyonlu ulaşım, sıfır atık, su ve enerji verimliliği ile karbon dengeleme uygulamalarının entegre biçimde hayata geçirildiği sürdürülebilir bir etkinlik modeli sunacak.
Sürdürülebilirlik 6 Temel Alanda Deneyimlenecek
Konferans alanında sürdürülebilirlik yalnızca panellerde konuşulan bir başlık olarak kalmayacak, organizasyonun doğrudan işleyişinde deneyimlenecek. Enerji kullanımı, atık yönetimi, gıda tedariki, ulaşım imkânları, inşa edilen yapıların zirve sonrasındaki kullanımı ve genel erişilebilirlik olmak üzere 6 temel alanda çevre dostu çözümler sergilenecek.
Özel Sektör İçin "Yeşil Bölge" Deneyimi
Zirvede özel sektör de sürdürülebilirlik zincirinin merkezinde yer alacak. Hazırlanan "Yeşil Bölge"; tematik paneller, teknoloji demo alanları, VR/AR uygulamaları, B2B buluşmaları, start-up programları ve uygulamalı iklim çözümleriyle yaşayan bir deneyim ve yatırım alanına dönüştürülecek.
"Kimseyi Geride Bırakmama" İlkesi
Kapsayıcılık hedefi doğrultusunda uygulanan "Erişilebilirlik" altyapısı sayesinde tüm katılımcıların eşit ve etkin katılımı gözetilecek. Engelsiz alan tasarımları, işaret dili tercümanları, sesli yönlendirme ve gerçek zamanlı altyazı desteğiyle "Kimseyi Geride Bırakmama" ilkesi organizasyon genelinde uygulanacak.