Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hatunoğlu: “Maliyetler ile döviz kuru arasındaki dengesizlik rekabet gücümüzü zayıflatıyor”

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, “Üretim maliyetlerimiz ile döviz kuru arasındaki dengesizlik, sanayimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor” dedi.

EKONOMİ 14.10.2026 13:15 Haber Merkezi 77 okuma Okuma Süresi: 5 dk
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hatunoğlu: “Maliyetler ile döviz kuru arasındaki dengesizlik  rekabet gücümüzü zayıflatıyor”
Paylaş:
N

BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından dört ayda bir düzenlenen “BUSİAD Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi” ile “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sonuçları, BUSİAD Evi'nde gerçekleştirilen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı.

Toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, anketin bu dönem ilk kez BUSİAD dışındaki iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla daha geniş bir kapsama ulaştığını söyledi.

Katılımcıların yaklaşık yüzde 40'ının BUSİAD üyesi olmayan iş dünyası temsilcilerinden oluştuğuna dikkat çeken Hatunoğlu, “Bu bizim için son derece önemli bir gelişme. Amacımız, yalnızca BUSİAD üyelerinin değil, Bursa iş dünyasının genelinin ekonomik eğilimlerini ortaya koyabilmek. Bu katılımı önümüzdeki dönemlerde daha da yaygınlaştırarak anketimizi Bursa ekonomisinin nabzını tutan güçlü bir gösterge hâline getirmek istiyoruz” diye konuştu.

Anket sonuçlarının Bursa iş dünyasının zorlu ekonomik koşullarla karşı karşıya olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Hatunoğlu, üretim, ciro ve kârlılık üzerindeki baskıların devam ettiğini söyledi. Yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflık ve artan üretim giderlerinin işletmelerin hareket alanını daralttığını ifade eden Hatunoğlu, özellikle ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini korumakta giderek daha fazla zorlandığını vurguladı.

Hatunoğlu, şöyle konuştu:

“Üretim maliyetlerimiz ile döviz kuru arasındaki dengesizlik, sanayimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. İşçilik, enerji, hammadde ve diğer üretim maliyetleri artarken döviz kurunun bu artışların gerisinde kalması, özellikle ihracatçılarımız açısından ciddi bir sorun oluşturuyor. Firmalarımız bir taraftan uluslararası pazarlarda fiyatlarını korumaya çalışırken diğer taraftan artan maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Bunun sonucu yalnızca kârlılığın azalması değil; pazar kaybı, yatırım kararlarının ertelenmesi ve uzun vadede üretim kapasitemizin zayıflaması riskidir. Elbette döviz kurunun tek başına bütün sorunlarımızı çözeceğini düşünmüyoruz. Ekonomik istikrarın, enflasyonla mücadelenin ve öngörülebilirliğin öneminin farkındayız. Ancak beklentimiz, üretimin ve ihracatın sürdürülebilirliğini gözeten, sanayimizin uluslararası rekabet gücünü koruyan, öngörülebilir bir ekonomik ortamın oluşturulmasıdır. Finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve üretim üzerindeki maliyet baskılarının azaltılması da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Çünkü güçlü bir ekonomi, ancak güçlü ve rekabetçi bir üretim yapısıyla sürdürülebilir.”

“FAZLA ÜRETMEK YETERLİ DEĞİL”

Ekonomik güçlüklerin yanında geleceğe yönelik olumlu gelişmelerin de bulunduğunu belirten Hatunoğlu, anket sonuçlarının işletmelerin zorlu koşullara rağmen dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında adımlar atmaya devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Yapay zekâ, veri analitiği, iş zekâsı, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi konuların firmaların gündeminde olmasını önemli bulduğunu ifade eden Hatunoğlu, dünyada rekabet koşullarının hızla değiştiğine dikkat çekti. Hatunoğlu, şunları söyledi:

“Artık yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Daha verimli, daha teknolojik, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli üretmek zorundayız.

Eskiden rekabet gücümüzü büyük ölçüde üretim kapasitemiz, maliyet avantajlarımız ve teslimat kabiliyetimiz belirliyordu. Bugün bunlara veri kullanma yetkinliği, dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği, karbon ayak izi ve yenilikçilik gibi yeni kriterler ekleniyor.

Bursa sanayisinin bu dönüşümü gerçekleştirecek bilgi birikimine, girişimcilik kültürüne ve üretim deneyimine sahip olduğuna inanıyorum. Ancak sahip olduğumuz bu güçlü birikimi yeni dönemin ihtiyaçlarına göre geliştirmemiz gerekiyor. Bir yandan ekonomik koşulların iyileştirilmesini beklerken diğer yandan kendi işletmelerimizin dönüşümünü hızlandırmalıyız. Çünkü ekonomik koşullar düzeldiğinde rekabet gücümüzü kendiliğinden geri kazanmış olmayacağız.”

“ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ”

Hatunoğlu, ortak akıl ve iş birliğinin önemini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz yalnızca ekonominin nabzını tutmak istemiyoruz. Sorunları ortaya koyan, çözüm önerileri geliştiren ve bu çözümlerin hayata geçirilmesine katkı sağlayan bir kurum olmak istiyoruz. Ekonomik koşulların iyileşmesini talep etmek hakkımız ve sorumluluğumuzdur. Ancak kendi rekabet gücümüzü geliştirmek de bizim sorumluluğumuzdur. Bu nedenle ortak sorunlarımıza ortak akılla çözüm üretmek, rekabet öncesi iş birliklerini geliştirmek ve Bursa sanayisinin dönüşümünü hızlandırmak zorundayız. BUSİAD olarak iş birliklerini geliştirmeye, Bursa'nın geleceği için sorumluluk üstlenmeye ve çözümün bir parçası olmaya devam edeceğiz.”

NETLEŞEN BELİRSİZLİK...

BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Mayıs ayında yapılan ilk etkinlikten bu yana belirsizliğin yönün netleştiğini belirterek, “Belirsizliğin kısa süreli ve geçici olduğu beklentisi büyük ölçüde sona erdi. Görünen o ki; Jeopolitik gerginlikler devam edecek. Ülkelerin artan borç yükleri, güvenlik kaygıları ve savunma harcamaları, küresel ekonominin önemli unsurlarından biri olmaya devam edecek. Enflasyonun, faizlerin, enerji ve hammadde maliyetlerinin kısa sürede eski normaline dönmesi kolay olmayacak. Dünya ekonomisinin, yeniden güçlü ve kesintisiz bir büyüme patikasına girmesi zaman alacak. Ülkemiz açısından da yüzde 5 ve üzerindeki sürdürülebilir büyüme oranlarına ulaşmak kolay olmayacak. Çin ile rekabet sorununa kısa vadede bir çözüm bulunamayacak. İklim değişikliğinin zorlayıcı etkilerini, şirket ekonomileri ve faaliyetlerimiz üzerinde daha fazla hissedeceğiz” dedi.

“SİSİN DAĞILMASINI BEKLEYEMEYİZ..."

BUSİAD Başkan Yardımcısı Alptemoçin şunları söyledi:

“Yani, önümüzde artık daha belirgin bir tablo var. Sanki, yoğun sis inmiş bir vadide, araç kullanmak zorunda kalmışız gibi bir durumla karşı karşıyayız. Sis yoğun. Yol uzun. Fakat kenara çekip sisin dağılmasını beklemek gibi bir seçeneğimiz de yok. Yapmamız gereken, yoğun sis altında araç kullanma becerilerimizi geliştirmek. Kısa farları yakıp, hızımızı koşullara göre ayarlamak, görüş mesafemizi korumak, yolu dikkatle takip etmek ve ilerlemeye devam etmek.

İş dünyası olarak biz de zor bir dönemden geçiyoruz. Pek çok şey kontrolümüz dışında gelişiyor. Ama dayanıklı olmak zorundayız. Çevik olmak zorundayız. Ancak yetmez. Kaynaklarımızı doğru kullanmak, değişen koşullara hızlı uyum sağlamak ve doğru zamanda doğru hamleyi yapabilmek için iyi hazırlanmış, uygulanabilir bir stratejimizin de olması gerekiyor.

Anketin bize söylediği sadece bir sonuca dikkat çekmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde yatırım yapmayı planlayan şirketlerimizin çoğunluğu, yapacakları yatırımı öncelikle, verimliliklerini artırmak için yapacaklarını belirtmişler. Çünkü içinde bulunduğumuz şartlar, aynı zamanda, elimizdeki kaynakları daha verimli kullanma becerilerimizi geliştirmek için fırsatlar da sunmaktadır. Tıpkı yoğun siste araç kullanırken daha dikkatli ve kontrollü olmayı öğrendiğimiz gibi.”

BUSİAD Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi ve BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu’nun da sunulduğu etkinlikte Prof. Dr. Metin Özdemir ve Doç. Dr. Derya Hekim de değerlendirmelerde bulundular ve katılımcıların sorularını yanıtladılar.



 
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Halk TV’ye Kayyım Atanması Basın Özgürlüğüne Müdahaledir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Halk TV’ye Kayyım Atanması Basın Özgürlüğüne Müdahaledir
WhatsApp
İhbar Hattı