Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUBAMER) tarafından düzenlenen "Bağımlılığın Yeni Yüzü: Tütün Endüstrisinin Evrimi" başlıklı 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Sempozyumu, Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
"BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE AKADEMİK KARARLILIĞIMIZ SÜRECEK"
Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak bağımlılığın her türüyle mücadele etmeyi kurumsal bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Tütün endüstrisinin dijitalleşen dünya ve değişen tüketim alışkanlıklarına hızla adapte olduğuna dikkat çeken Rektör Yılmaz, genç nesilleri bu yeni nesil tehditlerden korumak adına bilimsel etkinliklerin ve akademik farkındalık çalışmalarının hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak ULUBAMER’e ve katkı sunan tüm bilim insanlarına teşekkürlerini iletti.
TIBBİ SÜREÇLERİN ARKASINA GİZLENEN TEHDİTLER!
BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise tütün ve halk sağlığı ilişkisine tıbbi bir perspektiften yaklaştı. Tütün endüstrisinin son yıllarda "zarar azaltma" veya "tıbbi gerekçeler" gibi paravan söylemlerle yeni bir meşruiyet alanı yaratmaya çalıştığını belirten Dekan Coşkun, klinik verilerin ve akademik çalışmaların bu manipülasyonları açıkça gözler önüne serdiğini ifade etti. Tıp Fakültesi olarak toplum sağlığını tehdit eden bu sinsi dönüşüme karşı her zaman bilimin safında yer alacaklarını ve farkındalık faaliyetlerini büyüterek sürdüreceklerini kaydetti.
KÜRESEL VE ULUSAL BOYUTTA YENİ BİR EPİDEMİ
Sempozyumun ilk sunumunu gerçekleştiren Prof. Dr. M. Atilla Uysal, "Tütün Kullanımı: Küresel ve Ulusal Gerçekler – Yeni Bir Epideminin Eşiğinde" başlıklı konuşmasında dünyada ve Türkiye'deki güncel verileri paylaştı. Tütün tüketiminin ulaştığı boyutların alarm verdiğini belirten Uysal, geleneksel tüketim alışkanlıklarının ötesine geçen bu durumun halk sağlığı üzerinde kitlesel bir salgına (epidemiye) dönüştüğünü vurguladı. Ulusal stratejilerin acilen güncellenmesi gerektiğine işaret eden Uysal, tütünle mücadelenin sadece bireysel bir tercih değil, topyekün bir halk sağlığı savunması olduğunu ifade etti.
"ZARAR AZALTMA SÖYLEMİ, BAĞIMLILIĞI YENİDEN PAKETLEME STRATEJİSİDİR"
Dr. Öğr. Üyesi Sinem Can Oksay, "Yeni Nesil Nikotin Ürünleri: Zarar Azaltımı mı, Bağımlılığı Yeniden Paketleme mi?" sorusu üzerinden endüstrinin pazarlama illüzyonlarını deşifre etti. Elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünlerinin "daha az zararlı" iddiasıyla piyasaya sürülmesinin tamamen bir yanıltmaca olduğunu aktaran Oksay, endüstrinin asıl amacının bağımlılığı modern ambalajlarla genç kuşaklara yeniden satmak olduğunu dile getirdi. Sunumunda, bu ürünlerin içerdiği kimyasal risklerin klinik boyutlarına dikkat çeken Oksay, yeni nesil ürünlerin bağımlılık döngüsünü kırmak bir yana, onu daha da derinleştirdiğini kaydetti.
TÜTÜN DEVLERİ BİR FARMASÖTİK ENDÜSTRİ GİBİ BAĞIMLILIK TASARLIYOR
Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, "Tütün Endüstrisi Bir Farmasötik Endüstri Gibi mi Çalışıyor? 'Bağımlılık Tasarımı'" başlıklı konuşmasında, küresel tütün şirketlerinin geçirdiği yapısal dönüşümü gözler önüne serdi. Sektörün artık geleneksel bir üretici mantığından sıyrılarak adeta birer ilaç (farmasötik) firması gibi laboratuvar odaklı çalıştığını belirten Dilektaşlı; bu şirketlerin aerosol bilimini ve soluma tekniklerini en ince detayına kadar incelediğini ifade etti. Beyindeki ödül mekanizmasını en agresif şekilde tetikleyecek, nano emisyon ve yüksek potentli buharlaştırma teknolojileriyle milimetrik "bağımlılık tasarımları" yapıldığına dikkat çeken Dilektaşlı, endüstrinin devasa Ar-Ge bütçelerini bağımlılığı kalıcı kılmak için tehlikeli birer mühendislik silahı olarak kullandığını vurguladı.