Av. Ahmet Keskin’den Sert Çıkış
Ankara’da kurulan yeni Merkez Yönetim Kurulu’nun 47 yıl sonra Bursa’yı kazanan seçilmiş İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ı görevden alıp yerine Turgut Özkan’ı atama kararı, kentte eşi benzeri görülmemiş bir siyasi direniş başlattı.
Yeşiltaş’ın il görevden alma tebligatını yırtarak ilan ettiği butlan yönetimini tanımıyoruz çıkışının ardından, gözler görevden alınacağı iddia edilen ilçe örgütlerine çevrildi.
Bursaport ekranlarında gündemi değerlendiren CHP Yıldırım İlçe Başkanı Av. Ahmet Keskin, hem Bursa genelindeki butlan baskısını hem de hedefteki dört ilçeden biri olan Yıldırım örgütünün yol haritasını net bir dille ortaya koydu.
"Parti İçi İkilik Yok, Tek Yumruk Halindeyiz"
Kamuoyunda yaratılmak istenen CHP içi bölünme algısını kesin bir dille reddeden Ahmet Keskin, mahalle temsilcilerinden delegelere, yönetim kurulundan belediye meclis üyelerine kadar tüm Yıldırım örgütünün eksiksiz bir şekilde kenetlendiğini belirtti.
CHP'nin Türkiye'de kendi iç demokrasisini sandıkla işleten tek yapı olduğunu hatırlatan Keskin, tabanın iradesinin anti-demokratik müdahalelerle yok sayılamayacağını vurguladı.
Keskin, "Bizim mahalle delegemiz bile tüm üyelerin oyuyla seçiliyor. Sanki AKP'de, MHP'de seçim yapılıyormuş gibi bizim kurultayımıza bir kara çalınmaya çalışıldı. Bu kara, doğrudan koltukta kalma hırsıyla hareket eden irade tarafından organize ediliyor. İktidar alternatifi olanı biçerek kendi varlığını sürdürmek istiyorlar."
"Yıldırım'a Saldırmak Bursa'ya Saldırmaktır"
Kulislerde Bursa İl Yönetimi'nin ardından görevden alınacak ilk dört ilçe arasında Yıldırım, Karacabey, Mustafakemalpaşa ve Orhangazi'nin yer aldığı iddialarına değinen Keskin, bu spekülasyonların gerçeği yansıttığını ancak kendileri için hukuki veya siyasi bir hükmü olmadığını ifade etti.
Bursa'daki 17 ilçe başkanının tamamının seçilmiş İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ı ve Genel Başkan Özgür Özel'i tanımaya devam ettiğini açıklayan Yıldırım İlçe Başkanı, olası bir görevden alma operasyonuna karşı şu uyarıyı yaptı:
“Bursa'da 17 ilçe tek yumruktur. Bugün Yıldırım’a yönelmek, Nilüfer’e, Osmangazi’ye, yani Bursa’nın tamamına saldırmak anlamına gelir. Yıldırım’ı nasıl koruyorsak diğer tüm ilçelerimizi de aynı kararlılıkla koruruz.
Seçilmiş ilçe başkanları olarak birbirimizi tanıyoruz. Bunun dışında tepeden atanan veya atanacak olan hiçbir şahsı, hiçbir listeyi meşru kabul etmiyoruz.”
Görevden Alma Uygulanırsa B Planı Hazır
Mevcut idari ve siyasi baskı ortamında görevden alma kararının kağıt üzerinde uygulanabileceğini belirten Av. Ahmet Keskin, böyle bir senaryoda alanı kesinlikle tepkisizce terk etmeyeceklerini açıkladı. Süresini tamamen ilçe örgütünün belirleyeceği bir demokrasi nöbeti başlatacaklarını aktaran Keskin, sürecin devamına ilişkin somut yol haritasını paylaştı:
"Demokrasi nöbetimiz bittiği zaman, tüm mahalle temsilcilerimiz, üyelerimiz ve delegelerimizle birlikte yeni bir koordinasyon merkezi oluşturacağız. Cumhuriyet Halk Partisi ne kapıdaki tabeladır ne de içerideki masadır; CHP bu inançlı insanların bütünüdür. Biz neredeysek parti orasıdır. Yeni mekanımıza geçer, ilkelerimizi ve programımızı orada hayata geçirmeye devam ederiz."
"Sarayın Aparatlarıyla İletişim Kurup Uyarıyoruz"
Genel merkez düzeyinde Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yürütülen bu süreci ve Bursa'daki yerel ortaklarını sert sözlerle eleştiren Keskin, atama yönetimlerde görev alması muhtemel partililere de net mesajlar verdiklerini söyledi.
Kulislere düşen isimleri bildiklerini ifade eden Keskin,
"Bu yapıları iktidarın bir aparatı olarak görüyoruz. Yönetime çağrılan, davet edilen arkadaşlarımızla doğrudan iletişim kuruyoruz. Bunun bu ülkeye, halka ve verdiğimiz iktidar mücadelesine bir ihanet ve zarar olduğunu samimiyetle anlatıp uyarılarda bulunuyoruz" diyerek parti içi ikna sürecini de yürüttüklerini belirtti.
"Görevden Alacaksanız Alın, İşimiz Gücümüz Var"
Dokuz aydır sokakta olduklarını, 6.500 üye ve on binlerce seçmenle Yıldırım'ın sorunlarına odaklandıklarını belirten Keskin, genel merkezin yarattığı iç gündemle daha fazla vakit kaybetmek istemediklerini söyleyerek muhataplarına net bir çağrıyla meydan okudu:
"Madem konu görevden alma, o zaman seslenmiş olalım: Görevden alacaksanız alın kardeşim, almayacaksanız da söyleyin. Bizim işimiz gücümüz var; Yıldırım’ın derdiyle, tasasıyla uğraşmak zorundayız. Sizi bekleyemez, sizinle vakit kaybedemeyiz."
Biz de merak içindeyiz, yaşayıp göreceğiz…