KEŞKE BURSA BÜYÜMESEYMİŞ
Son günlerde BTSO seçimlerinde Sayın Matlı'ya destek verenler tarafından bir görsel paylaşılıyor. Takip edebildiğim kadarı ile bu görseli ilk paylaşanlardan biri Matlı'yı Matlı'dan daha çok destekleyen bir inşaatçı.
Bu görseli paylaşarak Sayın Matlı'ya destek verirken Bursa'yı savunduklarını iddia edenlerin büyük bir bölümü Bursalı değil.
Aslında Bursalı olup olmadıkları önemli değil. Bursa asırlardır sadece Anadolu veya Türklerin olduğu coğrafyadan göç almadı. Tabiri caizse dünyanın dört bir yanından göç aldı. Bursa'yı Bursa yapan en önemli özelliklerinden biri de, bu göçlerle oluşan Bursa kültürüdür.
Ancak paylaşılan görsellere bakıldığında "KEŞKE BURSA BÜYÜMESEYDİ" ve "Bursa Anadolu'dan göç almasaydı, Anadolu'da ki şehirler büyüseydi" mottosu ile büyük laflar edilmiş.
Sonrasında da alt başlıklar olarak "tarım arazileri yok olmasaydı - kaçak yapılaşma artmasaydı, imar yolsuzluğu yapılmasaydı - kaplıca turizmi Afyon'a gitmeseydi - kestane, şeftali, armut kaybolmasaydı, Bursa ovası mahvolmasaydı - Bursa yeşil kalsaydı, beyaz kaybolmasaydı" temaları işlenmiş.
Kulağa hoş gelen bu sloganlar sosyal medyada anında karşılık buldu.
Ancak bu paylaşımı yapan ve destek verenlere bakınca tüm servetlerini eleştirdikleri olumsuzluklarla gerçekleştirdikleri ortaya çıkıyor.
İnşaatçı, havuzcu, kimyasalcı. Bahsettikleri zararları veren tüm sektörlerin temsilcileri keşke Bursa büyümeseydi diyor. Bu paylaşımlara yapılan öylesine yorumlar var ki, ne Bursa'yı ne Bursa'nın sanayi ve endüstriyel geçmişini bilmeyenler Bursa hakkında ahkâm kesmiş.
Sadece bir sektörden örnek vermek bile konunun ne kadar dışında olduklarının göstergesidir.
BURSA ve OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ
Hemen başında söyleyelim, Türkiye'nin otomobil üretimi için seçilmesinde en büyük etkenin limanlara yakınlığını gösterip, özellikle de Almanya ve İtalya'da otomobil fabrikalarının limana yakın olmadığından bahsediyor. Limanların olması gerekçelerden biri ve en önemsiz olanıdır. Ülkemizde denize kıyısı olan tek şehir Bursa değildir. Kaldı ki Bursa'nın merkezi değil, ilçeleri deniz kenarındadır.
Otomobil üretimi için Bursa'nın seçilmesinin en önemli nedenleri, şehrin otomotiv endüstrisine yatkın işgücüne ve bilgi birikimine sahip olmasıdır. Bursa' da tekerlekli araç üretimi asırlar öncesine dayanan bir süreçtir. Roma"dan beri Bursa tekerlekli araç üretiminde lider ve ekol olmuş bir şehirdir.
Elbette Bursa'nın otomobil üretimi için seçilmesinde başka etkenler de var.
Benim de mezunu olmaktan gurur duyduğum eski adı ile Tophane Endüstri Meslek Lisesi. Biraz tarihte yolculuk yapalım.
Bursa Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Tophane Endüstri Meslek Lisesi), 1868 yılında Bursa Valisi İzzet Paşa tarafından kimsesiz ve yoksul çocukları meslek sahibi yapmak amacıyla Islahhane adıyla kuruldu ve Türkiye'nin ilk meslek lisesi olma özelliğini taşır.
Kuruluş ve Tarihsel Gelişim
1868 (Islahhane Dönemi): Kimsesiz ve yardıma muhtaç çocuklara zanaat öğretmek için kuruldu.
1877-1878 (93 Harbi): Osmanlı-Rus Savaşı sırasında askerler için elbise ve kıyafet dikerek orduya hizmet verdi.
II. Abdülhamit Dönemi: Okulun adı Hamidiye Sanayi Mektebi olarak değiştirildi.
Cumhuriyet Dönemi: Çeşitli isim ve statü değişikliklerinin ardından modernleşti; 1988 yılında Tophane Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi adını aldı.
Bugün Bursa'da faaliyet gösteren birçok otomotiv yan sanayi ve makina endüstrisi bu okul mezunlarının emekleri ile olmuştur. Bu eğitilmiş insan kaynağına ilave olarak teknik konularda eğitimli ve donanımlı Balkan-Rumeli göcmenlerinin varlığı Bursa'nın otomobil endüstrisinin merkezi olması için sebeplerden biridir. Bursa tarım toplumundan sanayi toplumuna en hızlı entegre olan şehirdir.
Elbette Bursa büyüyen sanayileşmeye paralel bir şehirleşmeyi maalesef gerçekleştirememiştir. Özellikle de Turgut Özal dönemi ile hızlanan kontrolsüz büyüme şehirleri insan ve bina sayısı olarak büyütürken, sosyal anlamda şehirlerin daha da kasabalaşmasına sebep olmuştur.
Bütün bu çarpık ve düzensiz yapılaşmadan nemalananlar bugün bundan şikayetçi oluyorsa kafalarda soru işaretleri olur ve olacakta.
Bütün bu olumsuzluklardan sanayiciyi ve bu sistemi yönetenleri suçlarken, buna yol veren yerel yönetimleri ve siyasi iradeyi sorgulamamak ya aymazlıktır veya Bursalı'nın aklı ile dalga geçmektir.
Paylaşılan görsel üzerine yazdıklarımın beş on katı yazı yazmak mümkün. Lafın azı arif olana söylenir.
Yazının son notu;
Bu eleştirileri yapan ancak Bursa'da iş yapan muhteremler, doğduğunuz yerleri ihya etmek, tersine göçü sağlamak ve Bursa'yı bir nebze olsun rahatlamak adına Bursa'dan kazandıklarınızla doğduğunuz şehre göç edin, oraları ihya edin. Bu sizler için daha erdemli bir iş olacaktır.
Son not: Bu muhteremler bir yandan keşke Bursa büyümeseydi diyor, diğer yandan da Bursa'nın ihracat ve ekonomik büyüklük olarak Kocaeli'nin arkasında kalmasını eleştiriyor. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır.