Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik etkisizleştirme ve görevden alma operasyonları hızını arttırarak devam ediyor.
İstisnasız her sabah yeni bir operasyon haberi ve gözaltılarla güne başlıyoruz.
Yapılan bu haksız müdahalelerin gerçek amacının CHP'yi etkisizleştirme çabası olduğunu halkın her kesimi iyi biliyor.
Biliyor ama, yaratılan bu korku ikliminden dolayı ne tepki gösteriyor, ne de sesini çıkara biliyor...
Bu durum Mansur Yavaş Başkanı da iyice rahatsız etti...
Çünkü son günlerde hedef tahtasına oturtuldu. İktidar parmak sallıyor, trol orduları “sıra sende” naraları atıyor.
Mansur Yavaş bu duruma artık dur demenin zamanının geldiğini belirterek, yüksek perdeden tepkisini dile getirdi...
Yavaş, "Hukuk askıya alındı ve inanılmaz bir şekilde her gün bir operasyonla uyanıyoruz. Biz bunu seyredemeyiz.
Yani bütün belediye başkanlarımız artık tedirgin.
Haksız, hukuksuz bir uygulamaya, bir iftiraya maruz kalacağı endişesiyle yaşadığı gibi, trol grupları da belediye başkanlarına “şimdi sıra sende” gibi tehditvari konuşmaya başladı.
Bu bütün arkadaşlarımızın çalışma şevkini kırıyor.
Topluca bir şekilde Sayın Genel Başkanımızla (İspanya'dan döndükten sonar) oturup bu konuyu konuşmanın zamanı geldi." diyerek Özgür Özel'in bu duruma gerçek anlamda müdahale etmesi ve engellemesi için ne gerekiyorsa yapması gerektiği mesajını veriyor.
Mansur Yavaş, CHP yönetimine net bir şekilde, kısa ama kararlı bir manifesto ile seslenmiş oldu.
Bu, “bugüne kadar sadece belediyemle ilgilendim, yeter artık. Bende varım” anlamı taşıyor …
Çok da haklı.
Sandıkta alamadıkları belediyeleri, sabah operasyonları ve yargı yoluyla tek tek alıyorlar.
Şu ana kadar yapılan tutuklamalarla ilgili topluma aktarılan yada toplumun bildiği, geçerli ne bir suç unsuru, ne de tutuklanmalarını haklı gösterecek bir durum var.
Buda toplum vicdanını yaralıyor. Yaralıyor çünkü halkın iradesini kullanarak sandıkta verdiği oylar yok sayılıyor.
Demokrasinin en büyük erdemi olan seçme ve seçilme hakkı vatandaşın elinden alınmış oluyor.
Durum böyle olunca da vatandaşta güven kalmıyor. İçindeki sessiz tepkiyi büyütüyor.
Nereye kadar?..