Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Rosenbergler, Elektrikli Sandalye ve Bir Yanık Karanfil

Sanatçılar, bilim insanları, aydınlar ve sıradan vatandaşlar asılsız suçlamalarla fişleniyor, sorgulanıyor ve toplumdan tecrit ediliyordu.

Rosenbergler, Elektrikli  Sandalye ve Bir Yanık Karanfil
Paylaş:
N

Rosenbergler, Elektrikli
Sandalye ve Bir Yanık Karanfil

1950'lerin Amerika Birleşik Devletleri, tarihinin en karanlık ve paranoyak dönemlerinden birinden geçiyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından başlayan Soğuk Savaş, ülkede komünizm korkusunu bir histeriye dönüştürmüş; Senatör Joseph McCarthy'nin öncülük ettiği, siyasi tarihe Cadı Avı - McCarthycilik olarak geçen dönem başlamıştı.

Sanatçılar, bilim insanları, aydınlar ve sıradan vatandaşlar asılsız suçlamalarla fişleniyor, sorgulanıyor ve toplumdan tecrit ediliyordu.

Bu acımasız siyasi kurgunun en sarsıcı trajedisi ise Julius ve Ethel Rosenberg çiftinin davasıydı. Sovyetler Birliği'ne atom bombası sırlarını sızdırmakla suçlanan çift, tüm dünyadan Albert Einstein, Pablo Picasso ve Jean-Paul Sartre gibi isimlerin de dahil olduğu, af çağrılarına ve kesin delil eksikliğine rağmen, 19 Haziran 1953'te Sing Sing Hapishanesi'nde elektrikli sandalyede idam edilmesiydi.

Dünyayı ayağa kaldıran bu devlet infazı ve Soğuk Savaş paranoyası, binlerce kilometre ötede, Türk edebiyatına ve müziğine eşsiz bir zarafet ve derin bir ağıt olarak yansıyacaktı.

Melih Cevdet Anday’ın o muazzam şiiri Anı ve Zülfü Livaneli’nin yüreklere işleyen bestesi, doğrudan Rosenberglerin idamına yakılmış evrensel bir ağıttır.

Güvercinler ve Elektrikli Sandalye

Melih Cevdet Anday, küresel bir vahşeti anlatırken sloganlara veya yüksek perdeden siyasi söylemlere sığınmaz. Bunun yerine, acıyı en zarif ve en ürpertici imgelerle zihinlere kazır. Şiir şu meşhur dizelerle başlar:

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Şiirdeki güvercinler, yalnızca barışı ve masumiyeti simgelemez; doğrudan Julius ve Ethel çiftini temsil eder. Kendilerine sunulan "itiraf et, kurtul" pazarlıklarını ve birbirlerini suçlamayı reddeden, ideallerine ve aşklarına sadık kalarak birlikte ölüme yürüyen o çiftin ruhlarının havalanışıdır bu.

Yanık Kokan Karanfil, İnfazın Simgesi

Şiirin belki de en can yakıcı imgesi budur. "Yanık karanfil kokusu", Rosenberglerin elektrikli sandalyede idam edilmelerine yapılan son derece ince ama bir o kadar da dehşet verici bir göndermedir.

Edebiyatta karanfil devrimi, direnişi, yası ve ölümsüzlüğü simgeler. Anday, bu çiçeği yanık kokusuyla birleştirerek o vahşet anını, devletin soğuk ve acımasız infaz yöntemini (elektrikli sandalye) edebiyat tarihine mühürlemiştir.

***

Şiirin ilerleyen dizeleri, olayın makro-politik boyutundan uzaklaşarak doğrudan insani trajedisine, geride yetim bırakılan iki çocuğa ve çalınan yaşama odaklanır:

Neredeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma

McCarthy komitelerinde dosyalarla, sahte tanıklarla ve vatan hainliği suçlamalarıyla örülen o devasa çarkın karşısında, Anday son derece sıradan ve insani bir tablo çizer. Sabah herkes gibi uyanacak olan bir anne ve babanın ellerinden alınan o son gecenin yasını tutar.

Cadı avının asıl vahşeti de buradadır.

Devletin soğuk yüzü, sıradan bir ailenin sabahını sonsuz bir geceye çevirmiştir.

Melodiye Dönüşen Acı

Melih Cevdet Anday'ın bu sessiz ve derinden kanayan şiiri, yıllar sonra Zülfü Livaneli'nin notalarıyla buluştuğunda, trajedinin boyutu kağıt üzerinden çıkıp kitlelerin ortak hafızasına kazınır.

Livaneli'nin bestesindeki o ağır, melankolik ama bir o kadar da vakur ritim, Rosenberglerin başları dik bir şekilde ölüme giden duruşlarını hissettirir.

Şarkı bir ağıt olmasına rağmen, umutsuz bir tükenişten ziyade hüzünlü bir saygı duruşu niteliğindedir. Livaneli'nin müziği, şiirdeki "yanık kokusunu" ve "havalanan güvercinleri" sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın ortak acısı haline getiren evrensel bir tınıya kavuşturur.

Siyaset, ölüm fermanları yazıp hayatları yok ederken; sanat, insanlığın onurunu ve hafızasını tam da bu şekilde, incecik bir karanfil kokusuyla korumaya devam etmektedir.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı