Yaşananları Sorgulamak
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan yargı kararıyla polis baskını, gerçek anlamda bir düşman hukuku uygulamasıdır. Üstelik bu akıl almaz sindirme hareketi ülkemizin kurucu partisine karşı yapılmıştır.
Bu durum sadece bir parti içi güç mücadelesi olmaktan çıkıp, iktidarın 24 yıldır sahip olduğu koltutuğu kaybetme gerçeğini engelleme çabasıdır.
Sarayın, CHP üzerine kurduğu siyasi mühendislik oyunu, ülkenin genel istikrarını, kurumlarına olan güveni ve ekonomik dengelerini sarsan bir kırılmaya dönüşmüştür.
Bu uygulamanın dünyada ve ülkemizde, daha önce ne bir örneği ne de yaşanmışlığı vardır. Bu durum haklı olarak bizi, yaşananlar konusunda sorular sorup, bu sorulara cevaplar aramaya itiyor.
İşte aklıma takılan soru ve cevaplar:
SORU: İstinaf mahkemesinin "mutlak butlan" kararı sonrasında Kılıçdaroğlu'nun koltuğu devralma hamlesi nasıl bir meşruiyet krizi yaratıyor?
CEVAP: Yargı eliyle bir siyasi partinin en üst karar organı olan kurultay iradesinin iptal edilmesi ve eski liderin bu yolla geri dönüşü, tabanda "sandık iradesinin gaspı" algısı yaratıyor. Kılıçdaroğlu’nun demokratik yarış yerine, iktidar destekli mahkeme kararlarıyla koltuğa dönmesi, muhalefetin en güçlü tezi olan "milli irade ve demokrasi" söylemini kendi elleriyle çökertiyor.
SORU: 7 ilde eş zamanlı yürütülen "Kurultay Operasyonu" ve rüşvet/kara para iddiaları, bu dönüş çabalarını nasıl gölgeliyor?
CEVAP: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın delegelerin iradesine müdahale ve finansal usulsüzlük iddialarıyla başlattığı operasyon, 38. Olağan Kurultay’ın üzerine devasa bir şaibe gölgesi düşürdü. Kılıçdaroğlu bu sürece "arınma" hamlesi demesi, CHP’nin kararsız seçmen nezdinde ahlaki üstünlüğünü ve inandırıcılığını zayıflatıyor.
SORU: Genel merkezin emniyet ve icra memurları kanalıyla devralınma ısrarı, sokakta ve tabanda nasıl bir kaos yaratıyor?
CEVAP: Siyasi bir parti merkezinin, icra tebligatları ve polisin biber gazlı, plastik mermili müdahalesi, Türk siyasi tarihi için trajik bir görüntüdür. Bu, parti tabanını kamplaştırarak fiziksel çatışmaları körükler ve muhalefeti "kendi evinde asayişi sağlayamayan" bir yapı olarak konumlandırır ve toplumsal huzursuzluğu tetikler.
SORU: Bu siyasi kriz, Türkiye'nin zaten kırılgan olan ekonomik parametrelerini ve piyasa güvenini nasıl olumsuz etkiliyor?
CEVAP: Ekonomi doğrudan öngörülebilirlik ve hukuki istikrarla beslenir. Ana muhalefet partisinin hukuki güvenliğinin bu denli hırpalandığı bir atmosferde, iç ve dış piyasalar ciddi bir güvensizlik yaşar. Siyasi belirsizlik risk primini tırmandırırken, makroekonomik istikrar programlarının başarısını baltalar, bu da kaosun faturasını doğrudan halkın cüzdanına enflasyon ve kur baskısı olarak yansımasına neden olur.
SORU: Kılıçdaroğlu "ahlaki değerler" söylemine sığınırken, yeni bir kurultay takvimine dair net bir açıklama yapmamasının arkasındaki neden nedir?
CEVAP: Kameralar karşısında ilkelerden bahsedilirken statünün belirsiz bırakılması, tamamen bir zaman kazanma ve pozisyonu sağlama alma taktiğidir. Strateji, parti içi delege yapısını ve teşkilatları kendi lehine yeniden dizayn etmek, olası bir kurultayda koltuğu riske atmayacak bir zemin kurana kadar süreci uzatmaktır.
SORU: Yaşanan bu süreç, iktidarın eline nasıl bir siyasi koz verir?
CEVAP: Bu durum iktidara, "Bunlar daha kendi partilerini yönetemiyor, ülkeyi nasıl yönetecekler?" söylemini altın tepside sunuyor. Muhalefetin yargı kararları üzerinden birbirini tasfiye etme kavgası, iktidarın politikalarını sorgulamamasına sebep olur. Olası bir anayasa değişikliği veya erken seçim senaryosunda iktidarın elini güçlendirir. Bu da iktidarın bir seçim daha kazanması anlamına gelir.
SORU: Kılıçdaroğlu'nun bu iktidar güdümlü hamleleri Türkiye'yi sürüklediği nihai sonuç nedir?
CEVAP: Siyasi istikrarsızlık ekonomik kırılganlığı beslerken, ekonomik çöküş de toplumsal gerilimi tırmandırır. Bireysel bir geri dönüş ve koltuk ısrarı, ülkenin denge-denetleme sistemini felç ederek topyekün bir yönetim ve güven krizine dönüşür.
Ben bu sorulara, bu cevapları verdim.
Siz de kendi gerçekleriniz ve bakış açınızla değerlendire bilirsiniz.