Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

TÜRKOĞLU 60 maddelik mobing yasası hazırladı

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, çalışma hayatında mobbingi açık biçimde tanımlayacak, mağdurlar için bağımsız başvuru mekanizmaları oluşturacak ve mağduriyetlerin önüne geçecek 60 maddelik “Mobbingle Mücadele Kanunu” hazırladıklarını açıkladı. Türkoğlu, gerekli Meclis prosedürünün başlatıldığını belirtti.

POLİTİKA 02.10.2026 13:37 Haber Merkezi 84 okuma Okuma Süresi: 4 dk
TÜRKOĞLU 60 maddelik mobing yasası hazırladı
Paylaş:
N
İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, yeni yasama döneminde genel olarak çalışma hayatı ve özellikle de sağlık çalışanlarının sorunlarına ilişkin kapsamlı bir düzenleme paketi hazırladıklarını açıkladı. Türkoğlu’nun açıklamasının merkezinde ise 60 maddelik “Mobbingle Mücadele Kanunu” teklifi yer aldı.
Türkoğlu, mobbingin “amir-çalışan anlaşmazlığı” olarak geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir sorun olduğunu belirterek, çalışanların onurunu, çalışma barışını ve kamu hizmetinin niteliğini doğrudan etkileyen uygulamalara karşı yasal güvence oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Türkoğlu, hazırladıkları düzenlemeyle mobbinginaçık biçimde tanımlanmasını, önleyici mekanizmaların kurulmasını ve mağdurların başvurabileceği etkili yolların kanunla güvence altına alınmasını hedeflediklerini söyledi.
Türkoğlu, mobbing şikâyetlerinin bağımsızlık ve tarafsızlığı güçlendirilmiş mekanizmalar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Özellikle kamu çalışanlarının, kendilerine mobbing uyguladığını düşündükleri yöneticiyle veya aynı hiyerarşik yapı içerisindeki kişilerle tekrar tekrar karşı karşıya bırakılmasının güven mekanizmasını zedeleyeceğini belirten Türkoğlu, şikâyet sonrasında ortaya çıkabilecek sürgün niteliğindeki görev yeri değişiklikleri, keyfî görevlendirmeler ve disiplin baskılarının da düzenlemeyle önlenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkoğlu, “Mobbingi şikâyet ettiği için ikinci kez mağdur edilen bir çalışan düzeni kabul edilemez” görüşünü dile getirerek, TBMM’de konuyla ilgili hem araştırma hem de kanun çalışması yapılmasını desteklediklerini kaydetti.
TBMM kayıtlarına göre Türkoğlu, daha önce de iş yerlerinde yaşanan mobbing olaylarının araştırılması amacıyla verilen bir Meclis araştırması önergesinin imza sahipleri arasında yer aldı. Ayrıca 2026 Haziranında İYİ Parti Grubu adına, eğitim kurumlarında yaşandığı belirtilen mobbing vakalarının araştırılmasını isteyen bir önerinin görüşülmesi de gündeme geldi.
Türkoğlu’nun açıklamasında sağlık çalışanlarının çalışma koşulları da geniş yer tuttu.
Sağlıkta personel sayısının yalnızca bir “muhasebe hesabı” olarak görülemeyeceğini belirten Türkoğlu, özellikle hemşirelerin iş yükünün bilimsel kriterler üzerinden belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Hasta sayısı, hastanın bakım ve bağımlılık düzeyi, servis türü ve gece çalışma koşullarının birlikte değerlendirilmesini isteyen Türkoğlu, güvenli hemşire-hasta oranlarının mevzuatla belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sendikanın genel yataklı servisler için önerdiği 6 hastaya 1 hemşire standardının da TBMM’de bilimsel ve idari açıdan değerlendirilmesi gereken somut bir öneri olduğunu belirten Türkoğlu, hemşirenin yetersiz bırakılmasının doğrudan hastanın güvenliğini de etkilediğini söyledi.
Türkoğlu, hastanelerde personel ihtiyacının yalnızca yatak kapasitesine göre hesaplanmasına da karşı çıktı. Doluluk oranı, hasta bağımlılığı, servis türü, vardiya düzeni, izinler, nöbetler ve fiilî iş yükünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sağlık Bakanlığı’nın personel ihtiyacına ilişkin verileri açık ve şeffaf biçimde paylaşması gerektiğini belirten Türkoğlu, Türkiye’nin hangi ilinde, hangi hastanesinde ve hangi branşta ne kadar sağlık çalışanına ihtiyaç bulunduğunun ortaya konulmasını istedi.
TBMM’nin bu noktada denetim görevini kullanması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, Bakanlıktan alınacak verilerin sahadaki gerçeklikle karşılaştırılarak personel planlamasının Meclis denetimine taşınmasını savundu.
Türkoğlu, sağlıkta kadro sayısından ziyade gerçek ihtiyacı esas alan bir insan gücü planlamasına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
Sağlık çalışanlarının atama süreçlerinin de ele alınması gerektiğini belirten Türkoğlu, atamaların günübirlik tercihlere göre değil, sağlık hizmetlerinin gerçek personel ihtiyacına göre planlanması lazım geldiğini söyledi.
Hangi ilde, hangi hastanede ve hangi branşta ne kadar personele ihtiyaç olduğunun önceden belirlenmesini isteyen Türkoğlu, atama takviminin mümkün olduğunca öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Sağlık çalışanı atanmayı bekleyen sayı değil, sağlık sisteminin insan kaynağıdır” diyen Türkoğlu, TBMM’de Bakanlıktan personel ihtiyacı ve atama kontenjanlarına ilişkin verilerin açık biçimde paylaşılmasını isteyeceklerini belirtti.
Türkoğlu, sağlık sisteminde görev yapan psikologların görev, yetki ve sorumluluklarının da açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Klinik psikoloji alanında lisans eğitimi, lisansüstü eğitim, mesleki yetkilendirme, görev tanımı ve kamu istihdamı arasında öngörülebilir bir sistem kurulması gerektiğini belirten Türkoğlu, bu sürecin yalnızca Sağlık Bakanlığı veya yalnızca YÖK üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
YÖK ile Sağlık Bakanlığı’nın eğitimden istihdama kadar bütün süreci birlikte planlaması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, TBMM’nin de gerekli parlamenter denetim araçlarını kullanabileceğini kaydetti.
Sağlık çalışanlarının yoğun nöbet ve çalışma temposu nedeniyle dinlenme hakkının da yeniden ele alınması gerektiğini belirten Türkoğlu, yıllık izinlerin fiilen kullanılabilir hale getirilmesini istedi.
Sendikanın önerdiği; 5 yıla kadar 20, 5-10 yıl arasında 30, 10-15 yıl arasında 35, 15-20 yıl arasında 40 ve 20 yılın üzerinde 45 günlük kademeli izin modelinin TBMM’de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Türkoğlu, kullanılmayan izinlerin belirli bir süre sonunda tamamen yok olmasının da ayrıca ele alınması gerektiğini söyledi.
Düzenlemenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında çalışanların dinlenme hakkı ve hizmet süreleri birlikte değerlendirilerek yapılmasını savunan Türkoğlu, “Çalışanı dinlendirmeden kamu hizmetini güçlendiremezsiniz” mesajı verdi.
Türkoğlu, sağlık çalışanlarının sorunlarının yalnızca kriz dönemlerinde gündeme getirilmemesi gerektiğini de belirtti.
Nöbet yükü, fazla çalışma, personel açığı, sağlıkta şiddet, görev tanımı dışındaki işler, çalışan güvenliği, aile birliği ve özlük haklarının düzenli olarak ölçülmesini isteyen Türkoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın bu verileri belirli dönemlerde TBMM’ye sunması ve kamuoyuyla paylaşması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda soru önergeleri, Meclis araştırmaları ve ilgili komisyon çalışmaları üzerinden sürekli bir parlamenter takip mekanizması oluşturulmasını savunan Türkoğlu, sağlık politikalarının yalnızca hastane, cihaz ve bina yatırımlarından ibaret olmadığını söyledi.
Türkoğlu, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının doğrudan vatandaşın aldığı sağlık hizmetinin niteliğini etkilediğini belirterek açıklamasını, “Çalışanı korumayan sistem, hastayı da koruyamaz” mesajıyla tamamladı.image.png
 
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Soma’daki maden faciasında can kaybı 2'ye yükseldi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Soma’daki maden faciasında can kaybı 2'ye yükseldi
WhatsApp
İhbar Hattı