Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu tüm dünyaya kabul ettiren Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yılında, Mudanya’dan bir kez daha bağımsızlık ve egemenlik vurgusu yükseldi. Mudanya Belediyesi tarafından Diplomasi Araştırmaları Derneği iş birliğiyle Mütareke Meydanı’nda düzenlenen “Lozan ile Yaşamak” başlıklı söyleşiye, Diplomasi Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca ile Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi, siyaset bilimci Prof. Dr. Barış Doster konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Diplomasi Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Kader Özlem üstlendi.
“LOZAN’IN ZEMİNİ MUDANYA’DA ATILDI”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Lozan’ın yalnızca bir barış antlaşması olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Lozan, her şeyden önce yeni kurulan Türk devletinin uluslararası hukuk düzeni içinde meşruiyet kazandığı andır. Bir milletin kendi kaderi üzerinde söz söyleme hakkının bütün dünyaya kabul ettirildiği tarihsel eşiktir. Lozan’ın büyüklüğü de tam burada yatar.” dedi. Lozan’ın zemininin 11 Ekim 1922’de Mudanya’da atıldığına işaret eden Dalgıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mudanya Mütarekesi çoğu zaman savaşı sona erdiren belge olarak anlatılır. Oysa asıl anlamı, askeri başarının diplomatik dile çevrildiği ilk adım olmasında yatar. Cephede kazanılan zafer, ilk kez burada müzakere masasına taşınmış; Türkiye’nin eşit koşullarda konuşma iradesi kabul edilmiştir. Mudanya, Türkiye’nin dünyaya ‘Artık benimle eşit koşullarda konuşacaksınız’ dediği yerdir. Bu nedenle Mudanya ile Lozan’ı iki ayrı belge olarak değil, aynı tarihsel yürüyüşün iki aşaması olarak görmek gerekir. Biri silahın sustuğu, diğeri sözün hüküm kazandığı yerdir.”