Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Avukat Hatice Kocaefe’yi Katledenler Yargı Önünde

Bursa’da müvekkili adına icra takibi yapan Av. Hatice Kocaefe’yi katleden sanığın yargılanmasına Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşma öncesi Bursa Barosu Adalet Sarayı önünde basın açıklaması düzenlendi. Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan ile başta Hatice Kocaefe’nin üyesi olduğu İstanbul Barosu olmak üzere çok sayıda baronun başkan yardımcısı, yönetim kurulu üyesi, avukat hakları merkezlerinin yürütme kurulu üyeleri katıldı.

BURSA 23.09.2026 14:10 Haber Merkezi 63 okuma Okuma Süresi: 6 dk
Avukat Hatice Kocaefe’yi Katledenler Yargı Önünde
Paylaş:
N

Konuşmasına “Bir meslektaşımızın öldürülmesinin ardından adliye önünde toplanmak, onun yokluğunda adalet istemek ve bir kez daha ‘Avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir’ demek zorunda kalmanın derin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz” diyerek başlayan Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, “Av. Hatice Kocaefe’nin öldürülmesi, avukatın müvekkiliyle ve takip ettiği uyuşmazlıkla özdeşleştirilmesinin ne kadar ağır ve geri dönülmez sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha göstermiştir” dedi.

Öztosun şöyle devam etti:

“Bir kez daha herkesin anlayacağı açıklıkta söylüyoruz: Avukat taraf değildir. Avukat uyuşmazlığın sebebi değildir. Avukat, üstlendiği dosyanın taraflarıyla özdeşleştirilemez. Avukat, bir suçu savunmaz; savunma hakkını savunur. Avukat, dava ile değil; hak ile özdeşleşir, ki içerde sanıkları yine avukatlar savunacak.

Avukatız biz. Avukatız. Sadece avukat! Borcunuzun sebebi değiliz. Davanızın sebebi değiliz. Öfkenizin hedefi hiç değiliz!

Avukatlar olarak bizler bu cübbeleri insan onurunu, hakkı, özgürlüğü ve adaleti savunmak için giydik. Hakikatin sesi olmak ve adaletin gerçekleşmesine katkı sunmak için giydik. Ve giymeye devam edeceğiz.

Ancak artık mesleğimizi ölüm tehdidi altında yapmak istemiyoruz. Meslektaşlarımızın öldürülmesinin ardından başsağlığı mesajları yayımlamak, basın açıklamaları yapmak ve yas tutmak istemiyoruz. Artık meslektaşlarımızı toprağa vermek istemiyoruz. Artık ölümlerle sınanmak istemiyoruz.

Daha önce burada bıçak kemiğe dayandı yeter artık demiştik ve bıçak hala o kemikte...

Bizim burada bulunmamızın amacı mahkemenin yerine geçmek değildir. Bizim görevimiz; adaletin eksiksiz biçimde gerçekleşmesini istemek, davayı sonuna kadar takip etmek ve meslektaşımızı unutturmamaktır. Avukat Hatice Kocaefe için adaletin eksiksiz biçimde gerçekleşmesi ve sorumluların hak ettikleri hukuki karşılığı bulması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Ama biliyoruz ki mesele yalnızca bu davadan ve faillerin cezalandırılmasından ibaret değildir.

Çünkü bugün burada konuştuğumuz sorun, artık tek tek saldırılarla açıklanamayacak kadar ağırdır.

Avukatların tehdit edilmesi, darp edilmesi ve öldürülmesi; avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesi; savunmanın değersizleştirilmesi ve avukatların mesleklerini can güvenliği kaygısı altında yapmak zorunda bırakılması kabul edilemez.

Bu yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu, doğrudan hukuk devletinin sorunudur. Çünkü; Avukat kalmayınca savunma, savunma kalmayınca adil yargılanma, adil yargılanma kalmayınca hukuk, hukuk kalmayınca da adalet ve toplumsal huzur kalmaz.

Avukata yönelen saldırı yalnızca bir kişiye yönelmiş saldırı değildir. Savunma hakkına, adil yargılanma ilkesine ve hukuk devletinin temellerine yönelmiş bir saldırıdır.

Bu nedenle yıllardır dile getirdiğimiz taleplerimizi Avukat Hatice Kocaefe’nin davasının görüldüğü bugün bir kez daha yineliyoruz:

Avukatlara yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli yasal ve idari düzenlemeler gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.

Mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelen saldırılara karşı etkili ve caydırıcı hukuki mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Yargı görevi yapan avukatlara yönelik tüm fiillerinin CMK kapsamında tutuklama nedeni olarak açıkça düzenlenmesi sağlanmalıdır.

Avukatların bağımsızlığını, güvenliğini ve mesleki faaliyetlerini güvence altına almayı amaçlayan Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi Türkiye tarafından gecikmeksizin imzalanmalı ve onay süreci başlatılmalıdır.

Avukatların görevleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları tehditlerin saldırıya dönüşmesini beklemeyen, önleyici ve etkili koruma mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Bugün buradan bir kez daha söylüyoruz:

Avukat Hatice Kocaefe’yi unutmayacağız. Bu davayı yalnız bırakmayacağız. Faillerin hak ettikleri en ağır cezayı almaları için yargılamanın sonuna kadar burada olacağız. Meslektaşlarımızın yaşam hakkını ve savunmanın bağımsızlığını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Bu dava yalnızca kaybettiğimiz bir meslektaşımızın davası değildir. Bu dava savunmanın davasıdır. Bu dava adaletin davasıdır. Bu dava hukuk devletinin davasıdır. Duruşmaya katılan TBB yönetimine, Barolara ve tüm meslektaşlarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyoruz.

Mesleğimizi can güvenliği içinde icra edene, savunmaya yönelik saldırılar son bulana ve avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesine son verilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

SAVUNMA SUSMADI, SUSMAYACAK!”

Öztosun, duruşmaya TBB Başkanı Av. Erinç Sağkan, başkan yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Leyla Süren, Mardin Barosu Başkanı Av. Ahmet Duyan, Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bülent Duran, Kocaeli Barosu Başkanı Av. Caner Karakadılar, Yalova Barosu Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş, Sakarya Barosu Başkanı Av. Musa Adıyaman, Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün ile Trabzon, Balıkesir, Antalya ve TBB avukat hakları merkezilerinden avukatların katıldığını açıkladı. Öztosun daha sonra sözü TBB Başkanı Av. Erinç Sağkan’a bıraktı.

Sağkan konuşmasına Manisa Turgutlu’da yaşanan okul saldırısına değinerek başladı. Sağkan, Manisa’daki olayın ülkede yükselen şiddet ikliminin nerelere vardığını açık şekilde gösterdiğini söyledi. Sağkan şöyle konuştu:
“Bugün burada bulunmamızın sebebini de ülkedeki yükselen şiddet ikliminden ayrı düşünmek pek de mümkün değil. 2026 yılında iki meslektaşımızı doğrudan kendilerine yönelik şiddet nedeniyle kaybettik. Yalova’da Avukat Zekeriya Polat, Bursa’da Avukat Hatice Kocaefe… Bu yıl içerisinde sadece avukatlığa dönük tehdit, şiddet, hakaret fiillerini saymaya kalksam emin olun akşama kadar bu açıklama bitmez.

Bugün sadece Hatice Kocaefe’nin faillerinin yargılamasında yer almak için değil, onu yaşamdan koparan kişilerin en ağır cezayı alması için değil, bu saldırıların son bulması için sesimizi yükseltmek adına buradayız. Yapılacak yargılamada Hatice’yi yaşamdan koparanların en ağır şekilde cezalandırılacağı bir kararın çıkması temennimiz. Bunun dışında yıllardır dile getirdiğimiz, artık münferit olay olarak kabul edilemeyecek avukata yönelik sistematik şekilde sürdürülen saldırıların son bulması için önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi yönündeki taleplerimizin tekrar altını çizmek isteriz. Avukata dönük şiddetin politik olduğu gerçeği görmezden gelinemez. Bunlar münferit olaylar değil. Ülkede yükselen şiddet ikliminden, avukatı dosyayla ilişkilendiren, dosyayla özdeşleştiren anlayışa kadar ve hatta ötesinde başta kamu gücü ve yetkisini elinde bulunduranların avukatı itibarsızlaştıran söylemlerinin avukatı hedef haline getirmesine kadar, sorumsuz faaliyet ve işlemler dahil olmak üzere bütüncül politikalarla önüne geçilebilmesi için gerek bakanlıklar, gerek meclis çatısı altında bulunan siyasi partilerle paylaştığımız önerilerin artık gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz artık tek bir meslektaşımızın bile fotoğraflarıyla adliye önlerinde basın açıklaması yapmak istemiyoruz. Herhalde bu kadar insani, bu kadar vicdani bu kadar hukuki bir talebin yerine getirilmemesine tek bir gerekçe bir gösterilemez. Tek bir meslektaşımızın burnunun kanamasına tahammülümüz yok. Avukata dönük şiddetin önlenmesi için sunduğumuz bütüncül politikalara dair adımların derhal atılması gerekmektedir. Türkiye’de 210 bin meslektaşımızın aileleri ile beklentisi budur.”

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Leyla Süren de Hatice Kocaefe’nin eğitimine mezuniyetinden ve ruhsatını aldıktan sonra da devam ettiğine dikkat çekerek, örnek bir meslek mensubu olduğunu söyledi. Süren, “savunma mesleğine yönelen maalesef her kademede devam eden gerek hukuka aykırı tutuklamalar, gerek Avukatlık Kanunu’na aykırı gözaltılar, topluma verilen mesajlar avukatları hedef haline getirmektedir. Savunmanın sesi kısılırsa savunma sözünü söyleyemezse yurttaşın nefesi kesilir. Savunmanın sesinin yükselmesi için avukatın görevini yapabilmesi için gerek adli makamlar, gerek siyasi makamların bir an önce gerekli önlemleri almalıdırlar” diye konuştu.

Basın açıklamasına katılan baroların başkan ve yöneticileri 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan ve 3’ü tutuklu, 7 sanığın “Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Öldürme, Suçluyu Kayırma, Tasarlayarak Öldürme, Kadına Karşı Kasten Öldürme” suçlamalarıyla yargılandığı duruşmaya katıldı.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Alzheimer’de Erken Tanının Önemi Osmangazi’de Konuşuldu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Alzheimer’de Erken Tanının Önemi Osmangazi’de Konuşuldu
WhatsApp
İhbar Hattı