CHP Orhangazi İlçe Başkanı Berna İl ve Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit ile birlikte İznik Gölü kıyısında açıklama yapan Sarıbal, “İznik Gölü’nün 2013 yılından bugüne kadar yıllık bazda su seviye ölçümleri nelerdir? İznik Gölü’nde 2013 yılına kıyasla oluşan yaklaşık 232 milyon metreküplük su kaybının yıllara göre dağılımı nedir? Bu kaybın ne kadarı tarımsal sulama, ne kadarı sanayi kullanımı, ne kadarı buharlaşma ve iklim koşullarından kaynaklanmaktadır? İznik Gölü havzasında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin yıllık su kullanım miktarları, kullandıkları suyun kaynağı ve izin durumları nedir? İznik Gölü’nden tarım dışı amaçlarla su kullanım izni hangi firma ve kuruluşlara verilmiştir? Bu izinler kapsamında çekilen su miktarları ne kadardır? Söz konusu su kullanımlarına ilişkin bugüne kadar herhangi bir denetim yapılmış mıdır?” diye sordu. Sarıbal, bu sorular yanıtlanmadan yapılacak bir sempozyumun gerçek sorumluları gizleyen, su krizinin yükünü yalnızca çiftçinin sırtına ve iklim krizine yıkan bir anlayışın parçası olacağını belirterek, “Çiftçiye ‘tasarruf et, ürün ekme’ diyeceksiniz ama sanayinin gölden ve yeraltından çektiği milyonlarca metreküp suyu konuşmayacaksınız. O zaman bu toplantılar çözüm değil, algı yönetimi olur” dedi. Son 12 yılda gölde yaklaşık 232 milyon metreküplük su kaybı yaşandığını hatırlatan Sarıbal, “Bugün İznik Gölü minimum işletme kotunun altına düşmüş durumda. Bu artık göz göre göre büyüyen ekolojik yıkımdır” ifadelerini kullandı. Tarımsal sulamaya yönelik kısıtlamalar getirilirken sanayi tesislerine aynı ölçüde yaptırım uygulanmadığını söyleyen Sarıbal, “İktidar doğayı da suyu da sermayenin kullanımına açıyor. İznik Gölü’nde yaşanan tablo bir iklim krizinin yanında aynı zamanda bir yönetim krizidir” dedi.
FABRİKALAR İZNİK’İ KURUTTU
Kuraklık ve azalan yağışların yanı sıra, kontrolsüz sanayi kullanımı ve yeraltı suyu çekiminin göldeki kaybı derinleştirdiğini belirten Sarıbal, “İznik Gölü’nde 2022’de %16, 2023’te %40 ve 2024’te %30 oranında su kaybı yaşandı. Buharlaşma nedeniyle İznik Gölü’ne giren toplam su miktarı yetersiz kalıyor ve su açığı yıllık 65 milyon metreküpe ulaşıyor. Göl seviyesi, son yılların en düşük seviyesine gerileyerek minimum işletme kotunun altına indi. Uzmanlar, gölün 2013 yılından bu yana yaklaşık 3,55 metre su kaybettiğini ve bunun 232 milyon metreküp bir hacme denk geldiğini belirtiyor. Bugün de Gölün hali ortada… Geçen yılın en yüksek seviyesinin bile 21 Nisan 2025'te 82,74 m minimum işletme kotunun altında kalması, sorunun mevsimlik bir düşüşten öte, yapısal ve kalıcı bir su kaybına dönüştüğünü gösteriyor. Bölgedeki kurak geçen dönemlerin ve azalan yağış rejiminin gölü besleyen kaynakları zayıflatması, yeraltı su kaynaklarına yoğun şekilde başvurulması ve İznik çevresindeki fabrikaların su çekmesi için göl suyunun doğrudan veya dolaylı olarak aşırı kullanımı olarak öne çıkıyor. Bu fabrikalardan biri olan Cargill, kendilerine ücretsiz tahsis edilen 6 yer altı su kuyusundan yılda 1 milyon metreküpten fazla su çekiyor. Cargill ise yıllardır ‘Biz İznik Gölü'nden su çekmiyoruz’ diyor. Gemlik Gübre Fabrikası ise 2004 yılında özelleştirildi. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı” dedi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMA: HAVZADA BETONLAŞMA SU REJİMİNİ BOZDU
Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü Havzası’ndaki plansız yapılaşma, sanayi baskısı ve arazi kullanım değişikliklerinin gölün ekolojik geleceğini tehdit ettiğini belirterek iktidarın “iklim krizi” söyleminin gerçeği gizlediğini söyledi. Sarıbal, Haziran 2025’te yayımlanan bilimsel bir çalışmanın, havzadaki yanlış politikaların su rejimini doğrudan bozduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Toprak ve Su Değerlendirme Aracı modeli kullanılarak hazırlanan araştırmaya vurgu yapan Sarıbal, 1990–2018 döneminde havzada özellikle sanayi, ulaşım ve madencilik alanlarında dramatik büyüme yaşandığını belirtti. Araştırmaya göre ulaşım ve madencilik alanları sıfır hektardan 730 hektara çıkarken, ticari ve sanayi alanları yüzde 461,5 artış gösterdi. Konut alanlarının yüzde 27,3 büyüdüğünü ifade eden Sarıbal, buna karşın ormanlık alanların ve çayırların ciddi biçimde gerilediğini söyledi. Sarıbal, araştırmanın, yağış miktarında belirgin bir değişim olmamasına rağmen yüzey akışının yüzde 22,3 arttığını, yeraltı suyunu besleyen süzülmenin ise yüzde 7,5 azaldığını ortaya koyduğunu vurguladı.
ŞEFFAF HAVZA YÖNETİMİ ÇAĞRISI
Milletvekili Sarıbal, gölün korunması için yıllardır verdikleri soru ve araştırma önergelerinin yanıtsız bırakıldığını belirterek, İznik Gölü’nün yıllık su dengesinin şeffaf biçimde açıklanması, sanayi kullanımının denetlenmesi, atık su deşarjlarının kamuoyuna açık hale getirilmesi ve üniversiteler, meslek odaları ile yerel paydaşların dahil olduğu bütüncül bir havza yönetim planı hazırlanması çağrısında bulundu. Sarıbal, TBMM’ye sunduğu araştırma önergesinde de göldeki su kaybının nedenlerinin, sanayi ve tarımsal kullanım baskısının, yeraltı su seviyelerindeki değişimin ve iklim etkilerinin kapsamlı biçimde araştırılmasını istedi.