Oysa bulunan çivi yazıları ve kalıntılar, Mezopotamya ve Mısır medeniyetini kuranların Turani olduğu ve Türkmenistan’ın Anev şehrinden geldiklerini gösteriyordu.
Avrupa’nın her tarafı taş anıtlarla dolu. Türklere özgü olan defin şekli olan Kurganlar, sadece Avrasya bozkırlarında değil, Batı Avrupa’da da karşımıza çıkıyor. Balkanlar ve Anadolu kurgan ve onun farklı bir versiyonu olan tümülüslerle dolu.
Kurgan ve balbal dışında, Türklere özgü simgeler olan kurt ve yeşim taşı ile anaerkillik Pelasglarda, Troya’da, Etrüskler’de ve Daklar’da karşımıza çıkıyor.
Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Türklere ait çok sayıda kaya resimleri ve kalıntılar bulunmuştur. Ancak Batı Anadolu’da Ön Türklerle ilgili yeterince araştırma yapılmamıştır. Oysa Anadolu’nun her yerinde kurganlar, Frig ve Lidya devletlerinden kalan, Batılıların verdiği adla tümülüsler gözümüzün önündedir.
Anadolu’ya Balkanlardan gelen halklar yazı ile gelmişlerdir. Bu yazı ile “Runik” yazı arasındaki ilişki araştırılmamıştır.
Son zamanlarda Türkçeye çevrilen eserlerin artmasının yanı sıra, yurtdışında yapılan yeni arkeolojik kazılar ve kazılarla ilgili yayınlar beni bu kitabı yazmaya yöneltti.
Göbeklitepe’den başlayarak, Çatalhöyük’e, oradan Balkanlara uzanan bölgedeki Turanileri araştırmaya başlayalım.