Bir baskının kronolojisi:
Muhittin Böcek
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başlayan ve Mayıs 2026’da "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanmasına kadar uzanan süreç, Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandıran bir dizi olaya dönüştü.
Süreç, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturmasıyla başladı.
5 Temmuz 2025 tarihinde Muhittin Böcek, belediye ihalelerinde usulsüzlük ve rüşvet iddialarıyla gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Hemen ardından, İçişleri Bakanlığı tarafından Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
İlerleyen süreçte dosyadaki suçlamaların kapsamı genişledi.
Savcılık tarafından hazırlanan "702 sayfalık iddianame"de, Böcek hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" gibi suçlardan "15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar" hapis cezası talep edildi.
2026 yılına gelindiğinde soruşturma Böcek’in yakın çevresine yayıldı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek hakkında da benzer iddialar gündeme geldi.
Böcek'in itirafçı olma kararındaki en büyük kırılma noktası olarak ailesine yönelik operasyonlar gösteriliyor.
Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek, 30 Nisan 2026'da rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alındı. 3 Mayıs 2026'da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu süreçte Muhittin Böcek’in mal varlığına da el konuldu.
Böcek’in oğlu "Mustafa Gökhan Böcek", rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, Avusturya’nın başkenti Viyana’dan uçakla Antalya’ya geldiği sırada havalimanında gözaltına alındı ve sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından "rüşvet" suçlamasıyla 20 Ağustos 2025 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gökhan Böcek, bu tutukluluk sürecinin yaklaşık 9. ayında, yani "2 Mayıs 2026" tarihinde "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulundu ve siyaset dünyasını sarsan o meşhur itiraflarını vermeye başladı.
Gökhan Böcek’in ifadesindeki en kritik bölüm, 2024 yerel seçimleri öncesinde yaşandığını iddia ettiği "adaylık bedeli" sürecidir.
Gökhan Böcek, Ocak 2024'te CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Milletvekili Veli Ağbaba tarafından arandığını iddia etti. Görüşmede, babasının Antalya adaylığı için "maddi destek" (1 milyon Euro) istendiğini savundu.
Gökhan Böcek kendi anlatımıyla, bu parayı çeşitli şahıslardan temin ettikten sonra bir "sırt çantasına" koyarak uçakla Ankara’ya CHP Genel Merkezi’ne gittiğini, 6. kata çıkarak Veli Ağbaba’nın telefondaki yönlendirmesiyle parayı orada bulunan (ismini hatırlayamadığı) bir görevliye teslim ettiğini öne sürdü.
Gökhan Böcek, bu süreçten babasının haberi olduğunu belirterek; babasına durumu sorduğunda, "Genel merkezin ricaları olacaktır, bunları halledersin, gereğini yap" yanıtını aldığını ifade etti.
11 Mayıs 2026'da ifade veren Muhittin Böcek de oğlunun bu beyanlarını doğrulayarak, adaylık süreci için bu ödemenin yapıldığını kabul etti.
Bu itiraflar Ankara ve Antalya siyasetinde deprem etkisi yarattı...
İddiaları sert bir dille yalanlayan Veli Ağbaba, Gökhan Böcek’i hayatında hiç görmediğini, telefon numarasının dahi kayıtlı olmadığını belirtti. Ağbaba; HTS kayıtlarının, baz verilerinin ve kamera görüntülerinin incelenmesini talep ederek "iftira" ve "kamu görevlisine hakaret" suçlamasıyla karşı dava açtı.
CHP lideri, bu süreci partiyi ve kendisini itibarsızlaştırmaya yönelik bir "kumpas" olarak nitelendirdi.
Bu itirafların ardından Özgür Özel dahil 9 milletvekilinin dosyası ana soruşturmadan ayrılarak Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu’na gönderildi.
Tutukluluğunun yaklaşık 10. ayında, 10 Mayıs 2026 tarihinde Muhittin Böcek, "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek ek ifade vermek için başvuru yaptı.
11 Mayıs’ı 12 Mayıs’a bağlayan gece, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yaklaşık 8,5 saat süren bir ifade verdi. Böcek, daha önce ifade veren oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in iddialarını doğruladı.
Böcek'in ifadesinde özellikle CHP Genel Merkezi'ne yönelik ağır suçlamalar yer aldı...
Oğlu Gökhan Böcek’in, "CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi karşılığında 1 milyon euro talep ettiği" yönündeki ifadesini doğruladı.
Antalya’daki bir lansman sırasında CHP lideri Özgür Özel’in bilgisi dahilinde bir çanta içerisinde 200 bin dolar teslim edildiğini ileri sürdü.
Sürecin son halkası olarak Muhittin Böcek’in gelini "Zuhal Böcek" de 11 Mayıs 2026 tarihinde etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için başvurdu. Böylece Böcek ailesinin üç ferdi de (Baba, Oğul, Gelin) savcılıkla iş birliği yaparak itirafçı konumuna geçmiş oldu.
Sonuç olarak; Muhittin Böcek, Temmuz 2025'te rüşvet suçlamasıyla hapse girmesinin ardından, Mayıs 2026'da ailesinin de soruşturmaya dahil olmasıyla etkin pişmanlıktan yararlanmış; bu süreçte CHP yönelik ciddi yolsuzluk ve "adaylık borsası" iddialarını içeren itiraflarda bulundu.
Süreci ilgi dahilinde herkes izliyor. Suçu kesinleşmeden yatılan cezaevi süreçleri, itibarsızlaştırma çabaları ve aile üzerinden yapılan baskılar. Bütün bunların sonucu olan beyan ve itiraflar...
Toplum en doğru kararı, yaşayıp izledikleriyle kendi içinde ve vicdanıyla verecektir.