Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bir Ekosistemin İmdat Çığlığı: İznik Gölü Ölüyor

Bu felaketin başrolünde, iklim krizinden ziyade endüstriyel oburluk yer alıyor. Tartışmanın merkezindeki iki dev, gölün hidrolojik dengesini temelinden sarsıyor.

Bir Ekosistemin İmdat Çığlığı: İznik Gölü Ölüyor
Paylaş:
N

Bir Ekosistemin İmdat Çığlığı:
İznik Gölü Ölüyor

Bursa’nın, binlerce yıldır medeniyetlere beşiklik eden, konsey kararlarıyla inanç dünyasını şekillendiren ve "Olympos Misios"un eteklerinde bir gerdanlık gibi parlayan "İznik Gölü", bugün en acı verici çevre felaketlerinden birine sahne oluyor.

Tarihi boyunca kuşatmalara ve depremlere direnen bu devasa tatlı su havzası, bugün insan eliyle yaratılan "teknik" bir kuraklığın pençesinde can çekişiyor.

Suyun Fiziksel Geri Çekilmesi

İznik Gölü’ndeki en somut tehdit, suyun sadece azalması değil, kıyı şeridinin adeta bir "firar" halinde geri çekilmesidir. Bazı noktalarda "100 ila 300 metreyi aşan" bu çekilme, iskeleleri karada, balıkçı teknelerini ise balçığın ortasında bıraktı. 

2026 kışının getirdiği yağışlar, gölü besleyen damarlar kesildiği için bu yaraya merhem olamamış; gölün yüzey alanı her geçen gün daralmaya devam etmiştir.

Sanayi Baskısı ve "Görünmez" Borular

Göldeki bu felaketin başrolünde, iklim krizinden ziyade endüstriyel oburluk yer alıyor. Tartışmaların merkezindeki iki dev yapı, gölün hidrolojik dengesini temelinden sarsmakta.

19 kilometrelik boru hattıyla gölün kalbinden su çeken "Gemlik Gübre", 2026 itibarıyla deniz suyu arıtma sistemine geçiş sözünü tam olarak yerine getiremediği için eleştirilerin odağındadır.

Orhangazi kıyısındaki dev tesis "Cargill", yeraltı sularını çekip işledikten sonra, bu suyu göl havzası dışına (Karsak Deresi yoluyla denize) boşaltarak gölün beslenme döngüsünü mekanik olarak bozuyor.

Bölge çiftçisine getirilen sulama yasakları ile sanayinin devasa su kullanım kapasitesi arasındaki uçurum, bölgede en büyük sosyal huzursuzluk ve tepki kaynağı haline geldi.

Ekolojik Yapı Ölüyor

Gölün su kaybetmesi, sadece suyun azalması değil, bir yaşam zincirinin kopması demektir.

Sadece bu sulara özgü endemik türlerden biri olan "İnci Balığı", üreme alanı olan sığ sazlıklar karaya dönüştüğü için nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Göç yollarının vazgeçilmezi olan "Erguvani Balıkçıllar", yuva kuracak sazlık bulamadıkları için gölü terk etmektedir.

Bir zamanlar göl ekonomisinin lokomotifi olan "Kerevit" ve "Yayın Balığı", zirai ilaç kalıntıları ve oksijensiz kalan su nedeniyle yerini istilacı gümüş balıklarına bırakmıştır.

Isınan ve durağanlaşan su, siyanobakteri patlamalarına yol açarak gölü turkuaz bir zehir havuzuna dönüştürmekte, toplu balık ölümlerini tetiklemektedir.

Kurtarma Projeleri

Tüm bu karanlık tabloya rağmen, 2026 yılında "geç ama kritik" bazı adımlar atılmaktadır:

Sakarya Irmağı düşünülse de, kirlilik yönünden sakıncalı görülüyor.  Boğazköy Barajı’nın membağından  göle "can suyu" taşıma projeleri, mühendislik düzeyinde en güçlü umut kaynağıdır.

Bursa Barosu ve çevre örgütlerinin çabalarıyla, göl kıyısında yeni sanayi alanları açan imar planları iptal edilerek, betonlaşma baskısına karşı yasal bir engel oluşturuluyor.

Vahşi sulamanın yasaklanıp basınçlı boru sistemlerine geçilmesi, tarımsal su israfını minimize etme yolunda stratejik bir adımdır.

Yarın Çok Geç Olabilir!

İznik Gölü, 2026 yılı itibarıyla bir yol ayrımındadır. Ya dış havzalardan gelen destek ve sanayi kullanımına getirilecek radikal kısıtlamalarla hayata döndürülecek, ya da Anadolu’nun ortasında kurumuş bir tuz çölüne dönüşecektir. Unutulmamalıdır ki; İznik sadece bir su kütlesi değil, tarihin, biyolojinin ve insan hafızasının ortak mirasıdır.

Bu mirasın kurumasına izin vermek, sadece bir gölü değil, bir geleceği kaybetmektir.

DUYURU:
14-15 Mayıs tarihlerinde Orhangazi İlçesi’nde, “İznik Gölü Sempozyumu” düzenlenecektir. Üniversiteler, ilçe belediyeleri ve Ticaret Odaları kattılımıyla, “Hidroloji ve Su Bütçesi, İklim Değişikliği, Tarımsal Sulama, Sanayi Kullanımı, Balıkçılık ve Ekosistem Restorasyonu” başlıklarında görüşler ve çözüm önerileri ele alınacaktır.

DSİ Genel Müdürlüğü de, konuyla ilgili bir planlama çalışması başlatmış bulunmaktadır.

 

 

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı