Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

BTSO’da Seçim Bitti, Hesaplar Bitmedi

BTSO seçimleri sona erdi, kent rahat bir nefes aldı. Ancak geride yalnızca sandık sonuçları kalmadı. İlişkiler, değişen dengeler ve cevabını bekleyen sorular da kaldı. Bu sürecin gerilimini en fazla hisseden kesimlerden biri ise basın oldu.

BTSO’da Seçim Bitti, Hesaplar Bitmedi
Paylaş:
N

İbrahim Burkay’ın meclis başkanlığı için önerdiği Erol Dağlıoğlu 79 oyla seçilirken, başkanlık yarışını 82 oy alan Özer Matlı kazandı. Burkay ise 74 oyda kaldı.

İşte bu tablo insanın aklına bazı sorular getiriyor: Meclis başkanlığı için önerilen isim seçimi kazanırken, onu öneren Burkay neden kaybetti? İki sandık arasında değişen tercihler bize ne anlatıyor?

Beyaz listede bulunan İlhan Parseker’in hem Burkay hem de Matlı’nın listesinde yer alması da dikkat çeken bir başka nokta. Bana göre bu seçimin en kazançlı isimlerinden biri Parseker oldu.

Son gece yapılan görüşmeler ve pazarlık iddiaları elbette konuşulacaktır. Ancak sandıktaki tercih değişikliklerini doğrudan bir “satış” olarak yorumlamak için söylentilerin ötesinde kanıt gerekir. Asıl mesele, ortaya çıkan tablonun nasıl oluştuğunu doğru okuyabilmek.

Umarım İbrahim Burkay da bu sonuçların ardından samimi bir öz eleştiri yapar. Çünkü seçim kaybetmenin nedenlerini yalnızca karşı tarafta aramak, gerçeğin tamamını görmeye yetmez.

BTSO’daki değişimin siyasete de yansıyacağını söyleyenler var. Oysa kazanan da kaybeden de AK Parti’ye yakın isimler. Yeşil ya da mavi… Renkler değişse de siyasi yakınlıkların ortaklaştığı merkez aynı.

Buna rağmen destekçi profilleri açısından dikkat çekici farklılıklar vardı. Benim gözlemim, daha seküler bir görünüm sergileyen sermaye çevrelerinin ağırlıklı olarak Özer Matlı’ya yöneldiği yönünde.

Şimdi asıl soru şu: Bu sonuç Bursa siyasetine nasıl yansıyacak?

Bir tarafta Efkan Ala ve Davut Gürkan, diğer tarafta Faruk Çelik ve Bursaspor Başkanı Enes Çelik üzerinden okunan siyasi dengeler… Seçim sonrasında bir uzlaşma mı göreceğiz, yoksa Bursa’da yeni bir güç mücadelesi mi başlayacak?

Bir de basın meselesi var.

Seçim sürecinde dile getirilen baskı ve tehdit iddiaları açıklığa kavuşmalı. Güç sahiplerinin söylemlerini benimseyerek meslektaşlarına ayar vermeye çalışanların tutumu da sorgulanmalı. Gazetecilik, kimsenin nüfuz mücadelesinin aracı hâline gelmemeli.

Sandık kapandı diye bütün sorular kapanmış değil. Bugün kurulan ilişkilerin, verilen desteklerin ve alınan tavırların yarın nasıl karşılık bulacağını hep birlikte göreceğiz.

Hırsla kurulan tahtlar, gün gelir aynı hırsın ağırlığı altında çöker. Makam sahibi olsun ya da olmasın, herkesin kulağına küpe olması gereken söz bellidir:

“Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var.”

Hiç kimse bulunduğu makamı sonsuz sanmasın. Hayat, küçük bir değişimin bütün dengeleri altüst edebildiği bir yolculuktur.

Belki de asıl mesele, bunca makamın ve mücadelenin içinde nefsini dizginleyip “hiç” olabilmeyi öğrenmektir

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı