Yeni Parti Bursa'da Kongre Sonrası Kriz:
Birlik Söylemi Yerini Kırgınlıklara mı Bıraktı?
Bursa siyasetinde “Yeni bir dönem, yeni bir anlayış” vaadiyle yola çıkan YENİ Parti'nin il kongresi geride kaldı. Ancak kongre sonrasında ortaya çıkan tablo, yeni partide eski siyasi alışkanlıkların devam ettiği yönünde soru işaretleri oluşturdu.
Henüz yolun başındaki bir siyasi hareketin, daha ilk günlerden krizler ve klik çekişmeleriyle anılması, hem parti tabanında hem de Bursa kamuoyunda tartışmalara neden oluyor.
Kongre sürecinde dikkat çeken konulardan biri, Genel Başkan Özgür Özel'in kapsayıcı, ortaklaşa ve dayanışma içinde bir il yönetimi kurulması yönündeki çağrısına rağmen yaşananlar oldu.
Nihat Yeşiltaş'ın, il başkanlığı yarışındaki rakibi Özgür Şahin'e yönetim için yalnızca “iki asil, iki yedek” kontenjanı teklif ettiği ifade ediliyor. Bu teklifin, uzlaşı arayışından çok bir güç gösterisi olarak değerlendirildiği konuşuluyor.
Şahin'in bu yaklaşıma “Yolunuz bahtınız açık olsun” diyerek karşılık verdiği iddiası ise örgüt içindeki kırılmanın ilk işaretlerinden biri olarak yorumlandı.
İlçe başkanları neden dışarıda kaldı?
Kapsayıcılık tartışmaları yalnızca il yönetimi listesiyle sınırlı kalmadı. Kurultay delegelikleri konusunda yapılan tercihler de örgütte rahatsızlık yarattı.
İl başkanlığı ön seçiminde Özgür Şahin'e destek verdikleri belirtilen Mudanya İlçe Başkanı Seda Bozdağ Güzelkaya ile Keles İlçe Başkanı Cevat Acar'ın kurultay delegesi listesinde yer almaması, bir tasfiye olarak değerlendiriliyor.
Her ne kadar Seda Bozdağ Güzelkaya'nın ilçe başkanı olarak Özgür Şahin'e açık şekilde destek vermesini doğru bulmasam da Mudanya örgütünün seçtiği ilçe başkanı sıfatıyla kurultay delegesi listesinde yer alması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan Aytaç Şahin'in il yönetiminde, eşinin ise kurultay delegesi olarak yer almasını etik açıdan doğru bulmuyorum. Kadın kotası için değerlendirilebilecek başka isimler de vardı.
Sandıktan çıkan mesaj.
Kongreye ilişkin paylaşılan rakamlar da üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor. 631 delegeden yalnızca 320'sinin oy kullandığı, geçerli oy sayısının ise 290'da kaldığı belirtiliyor.
Bu katılımın nedenleri farklı olabilir. Ancak örgütün önemli bir bölümünün sandığa gitmemesi, yönetim tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir mesajdır. Bu tabloyu görmezden gelmek, mevcut kırgınlıkların daha da büyümesine yol açabilir.
Yıldırım'da rahatsızlık büyüyor
Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin cephesinde yaşananlar da tartışmaların bir başka boyutunu ortaya koyuyor.
Kongre takviminin başlamasıyla birlikte “Kimi destekliyorsun?” baskısına maruz kaldığı belirtilen Keskin'in, parti içi yarışın küskünlük yaratmadan yürütülmesi gerektiğini savunarak dengeli bir tutum sergilediği ifade ediliyor.
Keskin'in, “Biz Yıldırım örgütüyüz. Herkes çok değerlidir. Yıldırım’dan çıkan adayı desteklerim” yönündeki açıklamasına rağmen eleştirilerin ve suçlamaların hedefi olduğu öne sürülüyor.
İl yönetimi için sunduğu önerilerin kabul görmemesi bir yana, sosyal medyada ve bireysel diyaloglarda hakarete varan ifadelerle karşılaştığı iddiaları da dikkat çekiyor.
Sosyal medya üzerinden tehditkâr ifadeler kullandığı öne sürülen bazı isimlerin il yönetiminde yer bulduğu konuşulurken, ilçe başkanlarının önerilerinin dikkate alınmaması örgütte ayrıca sorgulanıyor.
Keskin'in kişisel sosyal medya hesabından paylaştığı, “Her hikâyenin bir sonu var. Biri bitmeden diğerine başlamak mümkün değil. Yeni yerlerde güzel insanlarla yeni hikâyeler yazacağız” sözleri ise Yıldırım ilçe örgütünde istifa yaşanabileceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.
Ancak bu paylaşımın ne anlama geldiği ve bir istifa kararı alınıp alınmadığı konusunda kamuoyuna yapılacak açıklamalar belirleyici olacaktır.
İl yönetiminde de istifa iddiaları.
Kulislerde konuşulanlar, yönetim dışında kalan isimlerle sınırlı değil.
Yeni seçilen il yönetiminde yer alan İsmail Hançer ve Havva Türk'ün de yaşanan olumsuzluklara, yapılan tercihlere ve tasfiye olarak nitelendirilen anlayışa tepki göstererek görevlerinden istifa ettikleri iddia ediliyor.
Bu iddialarla ilgili ilgili isimlerden ve parti yönetiminden yapılacak açıklamalar, tablonun netleşmesi açısından önem taşıyor.
Yeni parti, eski alışkanlıklar mı?
YENİ Parti Bursa İl Başkanlığı henüz yolun başında. Tam da bu nedenle, birleştirici bir siyaset üretmek ve farklı görüşleri aynı çatı altında buluşturmak büyük önem taşıyor.
Nihat Yeşiltaş'ın, eski yöntem ve alışkanlıklarla siyaset yapmaya devam etmesi hâlinde bunun siyasi bedelini ağır ödeyebileceğini düşünüyorum.
Herkese mavi boncuk dağıtıp ardından beklentileri karşılamamak, insanlarda hayal kırıklığı yaratır. Siyasette verilen sözlerin tutulmaması yalnızca kişileri değil, örgüte duyulan güveni de yaralar.
Kongre sonrasında gördüğüm tabloya göre, olası bir genel seçimde milletvekili adaylarını belirlemeye yönelik bir ön seçim yapılması durumunda Nihat Yeşiltaş'ı zor bir süreç bekleyebilir. Nitekim Yeşiltaş'a destek veren bazı örgüt üyelerinin de hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirdikleri konuşuluyor.
İl yönetiminin oluşumunda belediye başkanları ve milletvekillerinin yakınlarının ya da önerdiği isimlerin etkili olduğu yönündeki eleştiriler de yönetimin yanıtlaması gereken sorular arasında.
YENİ Parti'nin Bursa'da gerçekten yeni bir siyaset anlayışı ortaya koyup koyamayacağını, bundan sonraki tutumu gösterecek.
Çünkü söylemleriyle eylemleri birbirini tutmayan, gücü birleştirmek yerine dışlamak için kullananlar liderlik iddiasını inandırıcı kılamaz. Liderlik; yalnızca kazanmak değil, kırgınlıkları gidermek ve birlikte yürüyebilmektir.