Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

‘’Görenedir görene, köre nedir köre ne?’’

Türkiye uzun zamandır benzer bir döngünün içinde ilerliyor.  Televizyon ekranları, haber başlıkları ve sosyal medya platformları; ülkenin geleceğine katkı sunmayan siyasi tartışmalarla meşgul.

‘’Görenedir görene, köre nedir köre ne?’’
Paylaş:
N

 ‘’Görenedir görene, köre nedir köre ne?’’

Görmek isteyen görür… 

Türkiye uzun zamandır benzer bir döngünün içinde ilerliyor.  Televizyon ekranları, haber başlıkları ve sosyal medya platformları; ülkenin geleceğine katkı sunmayan siyasi tartışmalarla meşgul.  Siyasetin önemli bir bölümü, uzun vadeli hedefler ortaya koymak yerine kısa vadeli hesapların, makam mücadelelerinin ve kişisel çıkarların gölgesinde şekilleniyor. Bu tartışmaların arasında kaybolurken dünya ise geleceğin en önemli sermayesi olan insan kaynağına yatırım yaparak yoluna devam ediyor.

2026 YKS netleri geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin sessiz çığlığıdır…

Çünkü dünyada rekabet artık siyasetin gürültüsüyle değil, bilimle, yazılımla ve mühendislikle kazanılıyor.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Hindistan. Uzun yıllardır eğitimde özellikle matematik, bilgisayar bilimi ve mühendislik alanlarına yaptığı yatırımların karşılığını almaya başladı. Bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinde binlerce Hintli mühendis görev yapıyor. Google'dan Microsoft'a kadar birçok küresel şirketin yönetiminde Hint kökenli isimler bulunuyor. Yazılım ihracatıyla milyarlarca dolarlık ekonomik değer üreten bir ülke hâline geldiler.

Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen uluslararası bir teknoloji yarışmasında finale kalan iki takım Amerika ve Hindistan oldu. İlginç olan ise Amerika'yı temsil eden takımın önemli bölümünün Hint kökenli mühendislerden oluşmasıydı. Bu durum aslında çok önemli bir gerçeği gösteriyor: Bilgi ve nitelikli insan gücü artık ülkelerin en büyük stratejik sermayesi hâline geldi. Kim iyi yetişmiş insan kaynağına sahipse, geleceğin teknolojisini de o şekillendiriyor.

Bir diğer örnek ise Çin. Otuz yıl önce düşük maliyetli üretim merkezi olarak görülen Çin, bugün yapay zekâdan elektrikli otomobillere, uzay teknolojilerinden yarı iletken araştırmalarına kadar birçok alanda dünyanın en güçlü oyuncularından biri hâline geldi. Üniversitelere, araştırma merkezlerine ve mühendislik eğitimine yapılan uzun vadeli yatırımlar, bugün küresel rekabetin sonucunu belirliyor.

Peki Türkiye bu küresel yarışta hangi noktada duruyor?

Bu sorunun yanıtını yalnızca siyasi söylemlerde değil, eğitim sistemimizin ortaya koyduğu sonuçlarda aramak gerekiyor. 2026 YKS sonuçları ve ortaya çıkan net ortalamaları, gençlerin akademik durumundan çok daha büyük bir tabloyu gözler önüne seriyor. Bu veriler; temel matematik becerilerinden fen bilimlerine, analitik düşünmeden okuduğunu anlamaya kadar eğitim sistemimizin karşı karşıya olduğu sorunları yeniden gündeme taşıyor.

Görmek istemeyen baksa da görmez…

Gençlerimiz TYT Türkçe alanında 40 sorudan 20,5 net ortalama yaparken, sosyal bilimlerden 20 soruda 10,2 net çıkarmış. Fakat durum sayısal tarafta biraz daha üzücü…

TYT Matematik 40 sorudan 6,8 net ortalama yaparken Fen bilimleri ise 20 soruda 4,3 net ortalama olarak tabelaya yansımış..

2026 YKS sonuçları, sadece bir sınavın istatistikleri değildir. Bu tablo, Türkiye’nin geleceğine tutulmuş bir aynadır. Ortaya çıkan net ortalamaları; temel matematikten fen bilimlerine, analiz yeteneğinden akademik düşünce becerilerine kadar eğitim sistemimizin geldiği noktayı açıkça göstermektedir.

Bir ülkenin gençleri temel bilimlerde güçlü bir altyapıya sahip değilse, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri yeterince gelişmiyorsa, geleceğin teknoloji merkezli dünyasında rekabet edebilmesi giderek zorlaşır. Çünkü artık ülkelerin gücü yalnızca ekonomik kaynaklarıyla değil; yetiştirdiği bilim insanları, mühendisleri, girişimcileri ve nitelikli bireyleriyle ölçülüyor.

Burada tartışılması gereken nokta gençlerin kapasitesi değil, onlara sunulan imkanların niteliğidir. Gençleri yıllarca süren sınav süreçlerinin içine sıkıştırırken, onları bilimsel meraka, üretmeye, araştırmaya ve küresel ölçekte düşünmeye hazırlayacak güçlü bir eğitim ortamı oluşturmakta zorlandık. Eğitim politikaları uzun vadeli bir vizyon yerine çoğu zaman günü kurtaran çözümlerle ilerledi.

Başlıkta  yazdığım atasözündeki gibi gençlerin bu durumu geleceğimiz için ancak bakmasını, anlamasını bilen ve kavrama kabiliyeti olanlar için mana taşır. Hakikate gözlerini kapayanlar için ise en parlak gerçeklerin ya da ibretlerin bile bir hükmü veya değeri yoktur…

Atalarımıza saygıyla ve minnetle…

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı