Suyun da mı lüks senin Bursa?
Bursa'da artık musluğu açarken yalnızca suyun akıp akmadığını değil, ay sonunda gelecek faturayı da düşünmek gerekiyor.
Çünkü su faturası, aile bütçesinde göz ardı edilemeyecek bir gider haline geliyor.
Bir zamanlar faturanın altındaki toplam tutara bakardık.
Şimdi ise metreküp hesabı yapıyoruz.
Kaç metreküp kullandık?
Hangi kademeye girdik?
Kaç liralık su içtik, kaç liralık suyla bulaşık yıkadık?
Sanki evimizde musluk değil, taksimetre çalışıyor!
Üstelik mesele yalnızca suyun fiyatı da değil.
Asıl mesele, suyun nasıl fiyatlandırıldığı.
MUSLUKTAN SU, FATURADAN RAKAM AKIYOR!
BUSKİ'nin 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe giren tarifesine göre konutlarda su ve atık su toplam birim bedeli üç ayrı kademede hesaplanıyor.
İlk 15 metreküpte birim fiyat 65 lira 10 kuruş.
16 ile 20 metreküp arasındaki tüketim diliminde 123 lira 70 kuruş.
20 metreküpü aşan bölümde ise tam 188 lira 79 kuruş!
Bir başka ifadeyle, üçüncü kademedeki suyun birim fiyatı ilk kademenin yaklaşık 2,9 katına çıkıyor.
Şimdi bunu vatandaşın anlayacağı dile çevirelim.
Ayda 10 metreküp su kullanan bir hanenin hesaplanan tüketim bedeli 651 lira.
15 metreküp kullananın 976 lira 50 kuruş.
18 metreküp kullananın 1.347 lira 60 kuruş.
20 metreküp kullananın ise 1.595 lira.
25 metreküpe çıkıldığında tutar 2.538 lira 95 kuruşa ulaşıyor.
Bunlar açıklanan toplam birim fiyatlar üzerinden yapılan, ilave fatura kalemleri hariç örnek hesaplamalar.
Yani bir ailenin yalnızca su ve atık su tüketim bedelinden söz ediyoruz.
Peki, asgari ücretle geçinen, kirada oturan, çocuk okutan bir aile için bu rakamlar ne anlama geliyor?
Mesele tam da burada başlıyor.
2024'TE 18 METREKÜPTÜ, ŞİMDİ 15!
Biraz geçmişe gidelim.
Şubat 2024'te, Alinur Aktaş'ın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde, ilk kademe su tüketim sınırı 12 metreküpten 18 metreküpe yükseltilmişti.
Belediye o gün yaptığı açıklamada, özellikle kalabalık ailelerin faturalarını hafifletmeyi amaçladığını duyurmuştu.
Ardından yönetim değişti.
Mustafa Bozbey döneminde de indirim kararları alındı. Ancak sonraki süreçte kademeler yeniden düzenlendi, yeni fiyatlandırmalar uygulandı.
Haziran 2026'da ilk kademe sınırı 12 metreküpten 15 metreküpe çıkarıldı. Bakım ve evsel katı atık bedelleri de su faturalarından kaldırıldı.
Bu düzenlemelerin faturaları azaltıcı etkisi olduğu bir gerçek.
Ancak başka bir gerçek daha var.
Şubat 2024'te 18 metreküpe kadar birinci kademeden değerlendirilen tüketim, bugün 15 metreküple sınırlı.
Arada 3 metreküp var.
Küçük bir rakam gibi görünebilir.
Fakat Kasım 2026 fiyatlarıyla aynı 18 metreküplük tüketimi hesapladığımızda, birinci kademe sınırının 18 yerine 15 metreküp olması aylık 175 lira 80 kuruş fark yaratıyor.
Bu fark, geçmişte ödenmiş faturalar arasındaki fark değil; bugünkü fiyatlarla yalnızca kademe sınırının etkisi.
Bunun adı matematik.
Ve matematik, siyasi açıklamalara göre değişmiyor!
KALABALIK AİLE SUYU FAZLA MI HARCIYOR?
Kademeli tarifenin temel gerekçelerinden biri su tasarrufu.
Elbette suyu korumalıyız.
İsraf etmemeliyiz.
Bursa'nın su kaynaklarını gelecek kuşaklara bırakmak hepimizin sorumluluğu.
Ama burada yanıtlanması gereken önemli bir soru var:
Fazla su tüketmek ile su israf etmek aynı şey midir?
İki kişinin yaşadığı bir evle altı kişinin yaşadığı bir evin su ihtiyacı aynı olabilir mi?
Altı kişilik ailede daha fazla çamaşır yıkanır.
Daha fazla banyo yapılır.
Daha fazla yemek pişirilir.
Daha fazla temizlik yapılır.
Bu aile, yalnızca kalabalık olduğu için daha yüksek tüketim kademesine geçebilir.
O halde soralım:
Su tasarrufunu teşvik ederken ailede yaşayan kişi sayısı neden hesaba katılmasın?
Tasarrufu ödüllendiren bir sistem, zorunlu ihtiyaç nedeniyle yüksek tüketim yapan aileleri de gözetemez mi?
Bir evde altı kişi yaşıyor diye o ailenin suyu lüks tüketim sayılmamalı.
ENFLASYON GELENEĞİ FATURAYI HAFİFLETMİYOR!
Belediye yönetimi, su tarifelerindeki aylık enflasyon güncellemesinin yeni olmadığını, uygulamanın yaklaşık 30 yıldır sürdüğünü belirtiyor.
Bu açıklamanın tarihsel bir karşılığı bulunuyor.
Ancak bir uygulamanın yıllardır devam ediyor olması, vatandaş üzerindeki etkisinin tartışılmasına engel değil.
Çünkü vatandaş faturayı geçmişteki kararlarla değil, bugünkü geliriyle ödüyor.
Mayıs 2024'te ilk kademedeki su ve atık su toplam birim bedeli 19 lira 66 kuruş seviyesindeydi.
Kasım 2026'da ise 65 lira 10 kuruş.
Nominal artış yaklaşık yüzde 231!
Elbette bu dönemde enflasyon yaşandı, enerji ve işletme maliyetleri arttı. Bu nedenle söz konusu artışı tek başına reel zam olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Ancak hane bütçesi açısından sorulması gereken soru değişmiyor:
Ailenin geliri, suyun fiyatındaki yükselişe ne kadar yetişebildi?
Suyun maliyeti artıyor olabilir.
Peki, vatandaşın ödeme gücü aynı hızla artıyor mu?
FATURANIZI ELİNİZE ALIN, BİR KEZ DAHA BAKIN!
Burada Bursalı vatandaşlara da birkaç hatırlatmada bulunmak istiyorum.
Su faturanızın yalnızca en altında yazan toplam tutara bakmayın.
Kaç metreküp tükettiğinizi kontrol edin.
Önceki dönemle karşılaştırın.
Tüketiminizin hangi kademelere ayrıldığını inceleyin.
Sayaç okuma tarihleri arasındaki süreyi kontrol edin.
Herhangi bir hata olduğunu düşünüyorsanız BUSKİ'den açıklama ve inceleme isteyin.
İndirimli abonelik hakkınız bulunup bulunmadığını da öğrenin.
Çünkü faturanın doğru hesaplanması da en az su tasarrufu kadar önemli.
Vatandaş ne ödediğini ve neden ödediğini bilmek zorunda.
