Turizmde Sazan Sarmalı
Tatilden bildiriyorum...
Ege'de ev yapımı makarna 750 lira...
Üç kişilik sıradan bir akşam yemeği 2.500 lira...
Otellerin fiyatlarını söylemeye insan utanıyor.
Sonra dönüp soruyoruz:
"Neden yerli turist Yunan adalarına gidiyor?"
Çünkü insanlar sadece denize girmeye gitmiyor. Gördüğü muameleye, ödediği paranın karşılığını almaya gidiyor.
Bugün binlerce Türk tatilini Midilli'de, Sakız'da, Kos'ta, Rodos'ta yapmayı tercih ediyor. Çünkü aynı paraya daha güler yüzlü hizmet, daha temiz sokaklar ve "müşteri nasıl daha fazla yolunur" mantığı yerine "misafir nasıl memnun edilir" anlayışı buluyor.
Peki sadece Türkler mi?
Eskiden Antalya ve Ege sahillerinin vazgeçilmezi olan Alman turistlerin önemli bir bölümü artık İspanya, Portekiz, Hırvatistan ve İtalya'yı tercih ediyor.
Rus turistler hâlâ Türkiye'nin en büyük pazarlarından biri olsa da son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Tayland, Vietnam ve Çin gibi alternatif destinasyonlara ilgileri hızla artıyor.
Körfez ülkelerinden gelen Arap turistler ise sadece Türkiye'ye bakmıyor; Gürcistan, Azerbaycan, Malezya ve hatta son dönemde Rusya bile ciddi şekilde turist çekmeye başladı.
Çünkü turizm sadece güneş satmak değildir.
Turizm; güven satmaktır.
Güler yüz satmaktır.
Adaletli fiyat satmaktır.
Tek seferde zengin olma hırsı, yıllarca sürecek müşteri kaybının en büyük sebebidir.
Bir diğer yandan da tekelleşmiş ve iktidara yakın büyük firmalarin piyasaya etkisi ve tabiki her zaman olduğu gibi denetimsizlik...
Elbette bütün esnafı aynı kefeye koyamayız. İşini hakkıyla yapan, dürüst çalışan binlerce işletme var. Ama kıyı şeridindeki bazı işletmelerin uyguladığı fahiş fiyatlar, müşteriye tepeden bakan tavırlar ve "nasıl olsa bir daha gelmez" anlayışı, maalesef tüm sektörün itibarını zedeliyor.
Turist artık internetten araştırıyor.
Yorum okuyor.
Karşılaştırıyor.
Bir restoranda yediği yemeğin fiyatını beş ülkeyle kıyaslıyor.
Ve bir kez kazıklandığını hissederse, ertesi yıl başka ülkeye gidiyor.
Turizmde rekabet artık sadece deniz ve güneş değil.
Fiyat.
Kalite.
Güven.
Ve ahlak.
Kısa vadeli fırsatçılık uğruna uzun vadeli turizm gelirini riske atıyoruz.
Bir ülkenin turizmini oteller kadar, sahildeki çaycı, restorancı, taksici ve esnaf da temsil eder.
Turist, havaalanından indiği andan uçağa bindiği ana kadar yaşadığı deneyimi hatırlar.
Sorun sadece fiyat değil.
Sorun zihniyet.
Çünkü turizm, müşteriyi bir kez yakalayıp cebindeki parayı almak değil; onu her yıl yeniden geri getirebilmektir.