Vay be… İki yılda CHP ne hale gelmiş!
Kamuoyu ve basında “Büyük Arınma ve Gelecek İradesi Deklarasyonu” olarak anılan bildiri var. Bu bildiri, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın siyaset bilimci ve yazar Dr. Ali Haydar Fırat tarafından kaleme alınmış ve Kılıçdaroğlu hareketinin resmi siyasi manifestosu olarak yayımlanmış.
Temel olarak, mevcut CHP yönetiminin "tarihsel ve siyasal sorumluluğunu yerine getiremediğini" savunmakta ve partiyi yeniden kurucu değerlerine döndürmeyi amaçlıyor. Bildiride neler var.
Tarihsel Misyondan Kopuş
CHP'nin mevcut yönetim eliyle kendi ideolojik hattından, örgütsel dinamiklerinden ve tarihsel misyonundan koptuğu iddia ediliyor.
Demek ki parti içinde ki klikler ve cepheler yeni oluşmuş. Örgütü ideolojisinden ve tarihsel misyonundan koparmış.
Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde ki 13.5 yıl sapa sağlamış demek ki. Kendisi ya bu eksikliği görmedi, ya da görmezden geldi.
Normalleşme ve Müzakereye Red
Özgür Özel döneminde, sembolleşen iktidarla normalleşme ve diyalog süreci sert bir dille reddediliyor; iktidarla müzakere değil, tavizsiz mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sayın Kılıçdaroğlu; söyler misiniz bana, kendi seçmen kitlenizin dışındakileri partinize kazandıra bilmek içim; kavga, gerginlik ve şiddetin mi hakim olması gerekiyor.
Peki o zaman sizin dediğiniz “Halil İbrahim Sofrası”nda insanları nasıl birleştirmeyi düşünüyorsunuz.
Parti İçi “Arınma”
Son dönemde belediyeler üzerinden gündeme gelen iddialara atıfta bulunarak, CHP’nin "haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamayacağı" belirtiliyor ve parti içinde radikal bir temizlik vaat ediliyor.
Ben şunu mu anlamalıyım. Suçsuz yere, Cumhuriyet Halk Partisi’ni değersizleştirme amaçlı, mesnetsiz suçlamalarla zindanlara atılan partililerinizi, savunup aklamak yerine, partiden atarak temizlik mi yapmış olacaksınız.
Üstelik gerçek anlamda suçu olan birkaç çürük elma, ya itirafçı oldu, ya da koşarak karşı tarafa geçti. Üstelik hepsi de sizin döneminizden kalma…
İdeolojik Öze Dönüş
Partinin sol-sosyal demokrat, halkçı ve devrimci çizgisine yeniden çekilmesi gerektiği savunuluyor.
Bu eksiklik bir iki yıl içinde mi ortaya çıktı sizce. Bu parti yasaklardan kurtulup siyasal yaşama döndüğünden bu yana ideolojisini vermedi.
Madem böyle bir tespit yapıyorsun, 13.5 yıllık liderliğiniz döneminde bu konuyu ele almış olsaydınız, şimdi böyle bir tespitte bulunmanız gerekmezdi.
Kurumsal Kimliğin Korunması
CHP'nin kurumsal kimliğinin aşındırılmasına izin verilmeyeceği, kurucu değerlerin (Atatürk ilkelerinin) partinin tek rotası olacağı ifade ediliyor.
Pes doğrusu. Bir sürü hata yapılmış olabilir. Parti için Atatürk ve ilkeleri, hem en büyük değer, hem de kırmızı çizgidir. Asıl bu ihanetinizle, rotasını kaybeden sizsiniz.
Saray Vesayetiyle Mücadele
Muhalefetin "makbul muhalefet" çizgisine çekilmek istendiği, buna karşı direniş gösterileceği belirtiliyor.
Sahi mi. Gerçekten saraya muhalefet mi olacaksınız?
Oysa geç de olsa herkes farkında artık. Sizin en büyük hedefiniz iktidarı bir kez daha seçim zaferiyle taçlandırmak.
Yoksa “mutlak butlan” hayalleriyle yaşayıp, bu kararı kabul etmezdiniz.
Örgütün Yeniden Yetkilendirilmesi
Genel merkezin karar mekanizmalarında örgütleri ve tabanı arka plana iten mevcut idari anlayış eleştiriliyor.
Bunda da hatalısınız. Hiçbir dönemde olmadığı kadar CHP tabanı ile hareket ediyor.
Siz mitingden mitinge koşan ve sokakları boş bırakmayanları kim olduğunu sanıyorsunuz?
Hukuki Güvence ve Tüzük Reformu
(Mutlak butlan davası süreciyle de paralel olarak) Parti içi hukukun ve tüzüğün, demokratik ve tüzüğe uygun işleyişi yeniden tesis etme amacıyla reforme edileceği aktarılıyor.
Hala mı “Mutlak Butlan” sürecinin arkasına sığınıyorsunuz. İnsan da biraz utanma olur.
Toplumsal Muhalefeti Örgütleme
Muhalefetin sadece meclis salonlarına veya elit siyasetine sıkıştırılamayacağı, sokakta ve meydanlarda halkla bütünleşen bir erken seçim baskısı kurulacağı vaat ediliyor.
Sizin siyaset anlayışınız öyle olabilir. Örgüt zaten sokak ve meydanlarda.
"Partide Birleşme" Çağrısı
Bildirinin sonuç bölümünde yer alan en net cümleyle süreç özetleniyor: “Gün ayrışma, ayrılma günü değildir; gün partide birleşerek halkçı ve devrimci bir iradeyi ülke sathına yayma günüdür.”
Buna da diyecek söz yok. Siz olmasaydınız biz zaten birdik.
Ayrık otu gibisiniz. Gidin ve görün birlik nasıl olurmuş…