Parti içindeki meseleleri, siyasi duruşu belli olmayan yazarlara taşıyarak örgütü hedef hâline getirmek, partililik anlayışıyla bağdaşmaz. Seçilmiş yöneticileri görevden aldırmaya yönelik girişimler ise parti örgütünün iradesine müdahaledir.
Başta belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri olmak üzere herkes şunu bilmelidir: Örgüt kimsenin marabası değildir!
Sayın Deniz Başkan, herkesin demokratik haklarını kullanma özgürlüğü vardır. Kamu mülkü olan Tirilye Muhallebicisi’nin satışına karşı Mudanya Demokrasi Platformu bileşenleri tepki gösterdi. Bu eyleme katılan üç parti yöneticisini, sırf bu nedenle karşı cephede görmenin ve görevden alınmalarını istemenin mantığı nedir?
AKP kamu mallarını satarken protesto edeceğiz de aynı uygulama sizden geldiğinde alkış mı tutacağız? Kamu yararını savunmak, uygulamayı kimin yaptığına göre değişmez!
Seçilmiş üç ilçe yöneticisini istemediğiniz yönündeki iddialar doğruysa soruyoruz: Kendinizi parti örgütünün üzerinde bir güç olarak mı görüyorsunuz?
Bu ülkede siyasi bedeller ödemiş ve parti örgütlerinde görev yapmış biri olarak, örgütün demokratik iradesinin üzerinde hiçbir kişisel gücü tanımıyorum. Görevden aldırma veya istifaya zorlama girişimleri, örgütün güvenini zedeler ve siyasi sorumluluk doğurur.
Parti grubunun WhatsApp yazışmalarından ayrılan belediye meclis üyelerine de soruyorum: Sizler belediye başkanının memurları mısınız, yoksa kendi iradesi ve sorumluluğu olan siyasi temsilciler misiniz?
Neyin peşindesiniz? Tutumunuzu açıkça ortaya koyun ki Bursa ve Mudanya örgütü sizleri tanısın!
Örgütün iradesine saygı gösterin. Mudanya’nın gündemi kişisel hesaplar değil, hizmet ve kamu yararı olmalıdır!