Basın mensuplarıyla samimi bir atmosferde buluşan BTO yönetimi; Bursa’nın Türkiye genelindeki düşük yatak kapasitesi, kapatılan kamu hastaneleri, acil servislerdeki yoğunluk ve randevu krizine dair somut çözüm önerilerini paylaştı. Toplantıda hekim haklarının yanı sıra toplum sağlığı ve sanayileşmenin getirdiği çevre kirliliğine karşı kararlı duruş vurgulandı.
ManşetYorum: Kurtuluş Babalıoğlu
Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, basının doğru bilgiyi kamuoyuna aktarmadaki rolünün koruyucu bir sağlık hizmeti kadar değerli olduğunu belirterek söze başladı. Yeni dönemde şeffaf ve yapıcı bir iletişim anlayışını sürdüreceklerini ifade eden Firdin, odanın sadece eleştiren değil, bilimsel gerçekler ışığında çözüm üreten bir kurum olduğunun altını çizdi. 4.000 üyesiyle BTO’nun, sağlıkta şiddet ve hekim göçü gibi derin sorunların yaşandığı bu dönemde halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceği vurgulandı.
Sağlık Altyapısındaki Büyük Uçurum
Toplantının en çarpıcı verisi Bursa’nın sağlık kapasitesine dair oldu. Dr. Firdin, Bursa’nın Türkiye’nin 4. büyük şehri olmasına rağmen, hasta yatağı sayısı bakımından 35. sırada yer aldığını açıkladı. Mevcut yatak sayısı bu kadar yetersizken kamuya ait hastane alanlarının satışa çıkarılmasına tepki gösterildi:
Ali Osman Sönmez ve Memleket Hastaneleri gibi tarihi ve stratejik öneme sahip alanların korunması ve kapatılmaması gerektiğini belirtildi.
Yıldırım’daki eski Yüksek İhtisas (Tıp Fakültesi) yeri, Türkan Akyol Göğüs Hastane alanı, Gülhane Askeri Hastanesi, Diş Hastanesi ve Tepecik Sağlık Ocağı gibi alanların kamu kaynaklarına aktarım gerekçesiyle satılmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığı ifade etti.
Çözüm "Avrupa Modeli"
Vatandaşların randevu alamaması ve acil servislerde saatlerce, hatta günlerce beklemesi konusuna değinen BTO yönetimi, sistemin ancak Aile Sağlığı Merkezleri’nin (ASM) teknik olarak güçlendirilmesiyle düzelebileceğini savundu:
Aile Sağlığı Merkezleri’ne röntgen cihazı gibi teknik imkanlar sağlanırsa, basit vakalar uzman sırası beklemeden veya acilleri meşgul etmeden mahalle düzeyinde çözülebileceğinin altını çizdi.
Acil servislerin sadece hayati tehlikesi olan durumlar için olduğunun kamu spotları ve medya aracılığıyla halka anlatılması gerektiği, bu konuda bir eğitim seferberliğine ihtiyaç duyulduğu belirtti.
Çevre Kirliliği ve Artan Hastalıklar
Bir sanayi kenti olan Bursa’da hava ve çevre kirliliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri de gündeme geldi. Dr. Firdin, ellerinde resmi bir istatistik olmamakla birlikte klinik gözlemlerin astım, KOAH ve kalp yetmezliği gibi rahatsızlıklarda ciddi bir artışa işaret ettiğini söyledi. Sanayileşmenin çevreyi kirletme hakkı tanımadığı vurgulanarak, yerel yönetimlere denetim ve cezai yaptırımların artırılması çağrısında bulundu.
Şehir Hastanesi’ndeki Bekleme Süreleri
Vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine Bursa Şehir Hastanesi Başhekimliği ile görüştüklerini belirten oda yönetimi, sorunun temelinde yönetimsel hatalardan ziyade kapasite yetersizliğinin yattığını ifade etti. Yatak ve yoğun bakım sayısının azlığı nedeniyle hastaların birimlere yatırılamadığı ve acil servislerde bekletilmek zorunda kalındığı, bu durumun ancak yeni hastane alanlarının açılmasıyla çözülebileceği aktarıldı.
Bursa Tabip Odası, kentin sağlık hakkını savunmak adına her türlü kurum ve kuruluşla protokol gözetmeksizin iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirterek toplantıyı sonlandırdı.