Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kemal CANKAYA: CHP’de Değişim gecikmeden!!!

Paylaş:
N

CHP’de Değişim Gecikmeden!!!

14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçiminin kazanını CHP’nin merkezini işgal eden haramiler, kaybedenlerse CHP ve ülke halkı olduğunu açık açık söyleyebilirim. CHP genel merkezine çöreklenmiş 5-6 dönem kendilerini seçtiren haramiler takımı olduğunu örgütlerin büyük çoğunluğu biliyor. Bu harami takımı, CHP’nin merkezini işgal etmesine sessiz kalan beklenti içerisinde kalan kurşun asker gibi davranan AKP’liler gibi biatçı, göbekçi il ve ilçe örgütlerinin başlarının bu haramilere efendimci davranışı Baykal’dan bu yana iktidara giden yolda büyük bir bariyer oluşturuyor. Baykal fiziken yok, ama onun felsefesini sürdüren CHP’ye kene gibi yapışmış dinozor haramiler, Kemal Kılıçdaroğlu’nu her seçimde boş düşürerek kamuoyu karşısında başarısız bir lider profili konuma getiriyorlar. Bu harami takımı yine Milletvekili listelerinin oluşumunda başroller olduğunu gördük. Kendine yakın eşini dostunu akrabasını, okul arkadaşlarını listeler de seçilir yere yerleştirdikleri konuşuluyor. Kendilerini de yine kendilerini garantili sıralara yerleştiriyorlar, doğdukları şehirler yerine İstanbul, İzmir, Ankara gibi CHP’nin çok milletvekili çıkardığı illerde değerlendiriyorlar. Dahası, kazanılması zor, illerde listede birinci sıra da olma yüzsüzlüğü, pişkinliği milletvekili seçimlerinde sandıklara yansıdığını, CHP’nin oylarının o bölgelerde eridiğini ortaya koydu. Oyların neden eridiğini sorgulamak yerine, en kolaycı yöntem AKP’nin baskısı bahanesiyle kendilerinin bölge de artık partililer tarafından istenmediğini itiraf edemiyorlar. CHP genel merkezine çöreklenmiş olan bu harami sürüsü hükümranlıklarının devam etmesine kimler izin veriyor? CHP’de örgüt diye tanımlanan il ve ilçe örgütleri, genel merkeze karşı demokratik hakları olan reflekslerini ortaya koyamadığı sürece, AKP’de olduğu gibi biat eden el etek duruşlar, makam mevki beklentisi içerisine girilmesi, bu dinozor haramilerin her türlü adaletsizliğine izin veriliyor. Meydanlarının hak hukuk adalet diye bağıran kitleri parti içindeki adaletsizliği karşı hak hukuk talebinde bulunmazsa, kafalarına göre merkezden milletvekili adaylarıyla karşı karşıya kalırsınız. Genel merkez kapısını aşındırarak listelere girmeye çalışan örgüte emek verenler listelere girseler bile seçilmesi zor bir sırada olduğunu gördük. Oyları sıfır noktasında olan ittifak adaylarının listelerin ilk sıralarına koymak hangi akla hizmet edildiğini sorgulamak lazım. Örgütleri kendi köleleri gibi gören bu kafalar, milletvekili aday listelerinin oluşumunda örgütleri adam yerine koymayarak kendilerinin kurumsal memurları gibi genelgelerle yönetiyorlar! Bursa özeline baktığımızda iki bölge için belirlenen adaylar parti örgütlerini hiçbir şekilde memnun etmedi. En kötü ön seçim en iyi merkezi atamdan daha iyi olurdu. Hadi ön seçim yapmadınız, hiç mi örgütte emeği olan insanları görmediniz? Seversiniz sevmezsiniz, İsmet Karaca başta olmak üzere, bu örgütte emeği olan insanlara listelerin ön sırasında yer verilmez? Oy oranları yüzde 0.1 olan ittifak ortağı partilerin önerdiği adayları hangi kafaya göre garantili yerlere koyuyorsunuz? Hal böyle olunca seçmenleri göbeklerini kaşıyarak seçim çalışması yaptılar, milletvekilliği seçiminde CHP, Cumhurbaşkanlığında Recep Tayyip Erdoğan’a oylar. Nasıl güzel bir denklem değil mi? Bence İttifak adaylarının listelere önerdiği isimlerin 4 veya 5 sıralara koyarak seçmenlerini taşıyıp taşıyamadıkları seçildiklerinde ortaya çıkar. Parti kurmayı diye bilinen haramilerin biz böyle yaptık oldu diyerek örgütlere rezil listeleri dayatması Bursa’da geçmişte 5 milletvekili olan CHP’nin bu seçimde 6 milletvekili çıkarmasına rağmen ittifak milletvekillerini çıkardığımızda, 4 milletvekili kalıyor. İkisi tekrar listeye giren mevcut milletvekilleri  Orhan Sarıbal, Nurhayat Altaca Kayışoğlu. Bursa’da CHP’nin oyunu artırmasını bırakın, aksine oy kaybı oldu. Özellikle 1. Bölge bulunan partili seçmenler, tepki olarak Cumhurbaşkanlığında Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekilliğinde TİP oy verenler olduğunu öğrendim. Keza bazı illerde Genel Başkan Yardımcısı konumunda olan isimlerin listelerde olmasına tepkiden dolayı oy oranlarının düştüğü görülüyor. İttifaksız olarak girilen seçimde CHP’nin oy oranı homojen olarak yüzde 25, ittifakla birlikte değişen bir durum yok yine hemen hemen oran aynı görünüyor.   Böylesi bir durumda ittifak ortağı seçmenler oy mu vermedi? İttifak ortakları seçmeni oy verdiyse CHP’nin yüzde 3 oranında oyu nerede? Parti örgütleri seçimlerde alınan sonuçların sorumlusu olarak CHP genel merkezine çöreklenen statükocu dinozorları görüyor. CHP’liler parti yöneticilerini ikiyüzlü bir şekilde eleştiriyorlar, AKP’liler gibi genel merkezden gelen bir genel başkan yardımcısı geldiğinde el pençe şirinlikler yapıyorlar, boy boy fotoğraf çektirmekten geri kalmıyorlar. Politik kimliği olmayan parti yöneticileri siyaset olmaz, sadece el pençe duran parti memuru olurlar. Sonra her seçim döneminde listelerde yer almak için ödüllendirmeyi beklerler, yada gözden ırak olmamak niçin taklacı güvercinler gibi Ankara semalarına uçarak listeler belirlene kadar taklalar atarlar!!! CHP genel merkezine çöreklenen rantiye sermayesinin uzantıları, haramiler örgütler tarafından alaşağı edilmediği sürece CHP sittin sene iktidar yüzü göremez. Önce CHP’liler bu dinozor haramilerden kurtulması gerekiyor. Genç dinamik dünya demokrasi tarihini özümsemiş, evrensel sosyal demokrasi ilkeleriyle donanmış, değişen dünyada hızlı nitelikli politikalar üretecek kadrolar CHP yönetimlerinde yer almalı. Milletvekilli adaylıkları için 2 dönem şartı getirmekle birlikte, kadın gençlik kotaları gibi nesil tükenen varlıklar uygulanan kota kaldırılmalı, eşit şartlarda örgütler parti içi demokrasilerini hayata geçirerek partinin en alt ve en üst birimi başta olmak üzere, belediye başkanlarını, meclis üyelerini, milletvekillerini kendilerinin yapacakları seçimlerle belirlemelidir. Yıllar, aylar önce, günü birlik ayak üstü kürsülerde aday açıklamaları yapılmamalı. Sonra daha yumuşak söyleyeyim alay konusu oluyorsunuz! CHP, kimsenin lümpence şişmiş egolarının tatmin edildiği bir siyasi bir arena olmamalı… Sayın Kılıçdaroğlu’nun, her fırsatta dile getirdiği büyük önem verdiği liyakattir. O nedenle öncelikli, olarak liyakatli entelektüel birikimli olan gençler ve kadınlar CHP’yi yönetmelidir diyorum. Bu yazım 14 Mayıs seçim sürecinde yazılmıştı, beklemeye aldım. 28 Mayıs’ta yapılan 2.tur seçim sonrasına bıraktım. Neden mi? Birinci turda yapılan hatalar tolere edilir diye düşündüm Lakin aksine ipe un serdiler. turu da 14 günlük süreci Kemal Kılıçdaroğlu büyük özveriyle kendi başına seçmene ulaşmaya çalıştı. İktidarın her türlü devlet olanaklarını kendi adına gasp etmesine rağmen Kılıçdaroğlu büyük bir performansla Cumhurbaşkanı seçimlerini başarıyla tamamlamıştır. Adam kazanmadı ama, kazanan kim? Evet adama bu seçimi kazandıran, devletin tüm imkanlarını yasaları tanımayarak kullanılması, parayla vatandaş olan Ortadoğulular ve Türkiye’ye yılda 20 gün gelip giden gelen çifte vatandaş olan gurbetçiler. Bu sürece dair söylenecek o kadar çok söz var ki, yazılsa tefrika olur. Seçim kazanma adına ittifak oluşumlarındaki taktiksel hatalar. Bu süreci blok etmeye çalışan partiler içerisindeki kripto denecek konumdaki kişileri ittifak çalışmaları sürecine dahil etmek… Muharrem İnce ve Sinan Ogan gibi, AKP’nin sahaya sürdüğü tavşan adayların yaratacağı olumsuz algıya karşı, matematiksel çözümlemede yapılan hatalar En büyük neden aleni bir şekilde rezil ve kötü milletvekili listeleriyle örgütler başta olmak üzere seçmeninin umudunun kırılmasıdır. Eğer bundan sonra ittifaklarla oluşacaksa her siyasi parti kendi siyasal anlayışına yakın yapılarla yol yürümeli, söylemler eylemler birbirinden farklı olmadan mücadele edilip iktidar hedeflenmelidir. CHP’de değişim gecikmeden yapılmalıdır. Tabi değişim derken, kongreler ivedilikle yapılmalı örgütler yenilenmelidir…    
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı