Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kosova’nın Düşündürdükleri!

Balkanlar coğrafyasının tarih boyunca sancılı bir süreçten geçtiği bilinen bir gerçek. Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’dan çekilmesinin ardından bölgede yaşamını sürdüren Müslüman ve Türk toplulukları için de zorlu bir dönem başlamıştır. Her savaşın en büyük kaybedeninin ise savaşın tarafı olmayan halklar olduğunu tarih bize defalarca göstermiştir.

Kosova’nın Düşündürdükleri!
Paylaş:
N

Geçtiğimiz hafta çarşamba günü, Kosova, Arnavutluk ve Makedonya Kültür Derneği Başkanı Recep Gündüz’ün öncülüğünde gazeteciler Bilal Kayaaltı ve Murat Sevinç ile birlikte Kosova’ya gittik. Bursalı iş insanlarının katkılarıyla öğrencilere ulaştırılmak üzere masaüstü bilgisayarlar, tabletler ve kırtasiye malzemeleri teslim edildi.

Öncelikle gösterdikleri duyarlılık nedeniyle Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl’e, BKM Kitap Evleri Yönetim Kurulu Başkanı Kutbettin Bingölbalı’na, BALKANTÜRKSİAD önceki dönem Başkanı Berat Tunakan’a ve BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat Beyazıt’a teşekkür etmek gerekiyor.

Ayrıca üç gün boyunca konaklama ve ulaşım konusunda destek sağlayan Kosova Gilan Belediyesi’ne ve bizleri ziyaret edeceğimiz kurumlara ulaştıran Şahin kardeşimize teşekkür ederiz.

Kısa bir dinlenmenin ardından ilk olarak Gilan Belediyesi’ni ziyaret ettik. Bizleri özel kalem yetkilileri karşıladı. Belediye başkanının yurt dışında olduğu, Amerika’nın Ohio eyaletiyle yapılacak kardeş şehir protokolü kapsamında temaslarda bulunduğu ifade edildi.

Kosova’da Amerika’nın etkisi açık şekilde hissediliyor. Bu durum insanı ister istemez düşündürüyor.

Kosova nüfusunun büyük çoğunluğunu Müslüman Arnavutlar oluşturuyor. Yugoslavya döneminde özerk yapıya sahip olan Kosova’da, Yugoslavya’nın dağılmasının ardından Müslüman halk Sırp milliyetçilerinin baskısıyla karşı karşıya kaldı. 1999 yılında Kosovalılar, UÇK çatısı altında savaşmak zorunda kaldı ve savaş sonrası yapılan anlaşmalarla Kosova Müslüman Arnavutların yönetimine bırakıldı.

Belediye ziyaretinin ardından Gilan Emniyet Müdürlüğü’ne geçtik. Emniyet Müdürü Albay Agron Rukili’yi ziyaret ederek kendisine Osmangazi Belediyesi baskılı Bursaspor bayrağı hediye ettik. Rukili, Bursaspor’u yakından takip ettiğini ve şampiyonluktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirterek Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a selamlarını iletti.

Bu ziyaretlerde en dikkatimi çeken noktalardan biri ise Recep Gündüz’e gösterilen yoğun ilgi ve sevgiydi. Sokakta karşılaştığımız insanlar kendisine duydukları minnettarlığı açıkça ifade ediyordu.

Recep Gündüz’ü Kosova, Arnavutluk ve Makedonya arasında adeta fahri bir kültür elçisi olarak görmek mümkün. Bu durum Bursa adına önemli bir kazanımdır. Yerel yöneticiler Balkanlar’a yönelik programlar yapacaksa, Recep Gündüz rehberliğinde hareket etmeleri büyük fayda sağlayacaktır.

Gezimizin ikinci gününde Kosova’nın Gilan şehrindeki 70 yıllık geçmişe sahip Musa Zaim Ortaokulu’nda öğretmen ve öğrencilerle buluştuk. Osmangazi’deki Mesut Beyazıtlı orta öğretim Okulu ile kardeş okul protokolü imzalanmasına rağmen bu iş birliğinin çoğu zaman yalnızca çerçeveli bir sertifikadan ibaret kaldığını gördük. Eğitim ve bilgi paylaşımı konusunda yeterli karşılıklı etkileşim sağlanamıyor. Bursa’dan ne giden var ne gelen…

Mehmet İsa Endüstri Meslek Lisesi’ni ziyaret ettiğimizde ise okul yönetimi tarafından, ABD’den gelen emekli askerler ve misyoner grupların okula araç-gereç desteği sağladığı anlatıldı. Okul müdürlerinin odalarında Arnavutluk, Kosova ve Amerika bayraklarının birlikte yer aldığını gördük.

İnsan doğal olarak düşünüyor: Amerika’nın Balkanlar’a bu kadar yoğun ilgi göstermesinin sebebi nedir?

Kosova’da özellikle meslek liseleri ve teknik eğitim kurumları dikkat çekiyor. Gençler yalnızca teorik eğitim almıyor, aynı zamanda üretime dayalı pratik eğitim de görüyorlar.

Bursa’da mesleki eğitime yıllardır önem veren, üretime yönelik eğitimin gelişmesini savunan Ermetal Şirketler Grubu Kurucusu Fahrettin Gülener’in de bu okullara makine desteğinde bulunduğunu öğrendik.

Gilan’ın Kamenica ilçesi ise oldukça dikkat çekiciydi. Açık konuşmak gerekirse Kamenica, Gilan’dan daha düzenli bir şehir görünümündeydi. Geniş kaldırımlar, cadde boyunca uzanan selvi ve ıhlamur ağaçları insana huzur veriyordu.

Bursa’da sürekli “şu kadar yeşil alan yaptık, bu kadar ağaç diktik” söylemleriyle karşılaşıyoruz. Bursa’daki yöneticilere tavsiyem Kamenica’yı gidip görmeleri olacaktır.

Önce insan, önce saygı…

Balkanlar’da insanlar birbirine karşı oldukça saygılı. Trafikte neredeyse korna sesi duymuyorsunuz. Yayalar yola adım attığı anda araçlar duruyor ve önceliği yayalara veriyor.

Kamenica’da düzenlenen mezuniyet törenine de katıldık. Andrea Durrasaku Meslek Lisesi öğretmenlerinin ısrarlı daveti üzerine Recep Gündüz’le birlikte törene gittik. Açık alanda yüzlerce öğrenci ve velinin bulunduğu törende, Recep Gündüz’ün ismi anons edildiğinde büyük bir alkış tufanı koptu. Bu durum, yapılan yardımların ve katkıların halk nezdinde ne kadar değer gördüğünü açıkça gösteriyordu.

Kosova ziyaretimizin amacı yalnızca turistik bir gezi değildi. Bursalı iş insanlarının destekleriyle temin edilen masaüstü bilgisayarlar ve kırtasiye malzemelerini Priştine’nin Drenas ilçesindeki Eğitim Müdürlüğü’ne teslim ettik.

Bizleri sıcak şekilde karşılayan Drenas Eğitim Müdürü Muhammed Bey, yapılan yardımlar için teşekkür ederek Recep Gündüz’ün kendilerine sürekli destek olmasından büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Son gün Gilan’a dönüş yolunda, 13. yüzyılda yapıldığı rivayet edilen Novobërda Kalesi’ne çıktık. Kaleden baktığımızda rengarenk yeşillikler, bahar çiçekleri açmış meyve ağaçları ve adeta cenneti andıran bir manzarayla karşılaştık.

Kalede bulunan Osman Efendi Camii ile Mehmet Efendi Türbesi’nin restorasyonunun Avrupa Birliği hibeleriyle yapıldığını öğrendik.

ABD ve AB’nin Kosova’ya yönelik yardımlarının tamamen karşılıksız ve yalnızca iyi niyet temelli olduğunu düşünmüyorum. Bu yardımların arkasında kültürel etki oluşturma ve uzun vadeli bir nüfuz politikası olduğu hissediliyor.

Bir diğer dikkat çeken konu ise bazı selefi radikal İslamcı yapıların camilerde örgütlenmeye çalıştığı yönündeki gözlemler.

Kosova halkının Türkiye’den beklentisi oldukça yüksek. Eğer Türkiye bu bölgelere sahip çıkmazsa, insanlar doğal olarak ABD ve AB’nin etkisi altında yaşamaya devam edecektir.

Bir ulusun okullarında başka bir devletin bayrağının bu kadar görünür olması sanırım her şeyi anlatıyor.

Evladı Fatihan’a sahip çıkmak yalnızca sözde kalmamalı…

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı