
Nilüfer CHP Belediye Başkan Aday Adayı Mehmet Yıldız medyamızı ziyarette bulundu.
Yıldız’a klasik olarak projeleriniz nedir, ne yapacaksınız diye soru sorma gereği duymadım. Sohbet havasında geçen ziyaretten notlarımı paylaşmak istiyorum değerli okurlarımla.
Nilüfer’in bakir bir beldeden oluşup kısa zamanda gelişen, modern, çağdaş, kültür, sanat ve sosyal yaşam alanları ile Bursa’nın nüfusu kalabalık üçüncü ilçesi olduğunu söyleyebiliriz.
Nilüfer CHP Belediye Başkan Aday Adayı Mehmet Yıldız, ilçenin Mustafa Bozbey’in 4 dönem belediye başkanlığı sürecinde her anlamda geliştiğini ifade ediyor ve şunları söylüyor. “Nilüfer, modern kentleşmenin hızlı bir şekilde geliştiği, kültürel ve sanatsal anlamda yaşanır çağdaş bir kenttir. Bursalılar nefes almak için Nilüfer’e ve CHP’li belediyelerin olduğu bölgelere kaçıyor. Daha önemli olan konu ise, Nilüfer yoğunluklu olarak iç göç olmak üzere yıllık 10 bin göç alıyor. Sıkça duyduğumuz söylem şu ki, ‘Ben falanca partidenim fakat Nilüfer ilçesinde oturuyorum. Çünkü burada huzurluyum’. Gerek demografik yapısı, gerekse sosyal kültürel alanda Nilüfer, diğer ilçelere göre daha yaşanılabilir”.
“ETKİN BİR ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNE SAHİP OLMAK”
Mehmet Yıldız bu göç hareketine çözüm olaraksa şöyle bir formül orta ya koyuyor.
“Kentler büyüdükçe kentlerin sorunları da büyüyor. Bu sorunlara karşı etkili ve sonuç veren çözümler için yerel yönetimlerin kendini sürekli hızlı bir şekilde yenileyerek güncelleyen bir yapıya kavuşması gerekiyor. Kentler artık; daha fazla kamusal alan, daha fazla nitelikli altyapı ve ortak yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak elverişli mekânlar talep ediyor. Bu taleplerin yerine getirilmesinde ve sorunların çözümünde etkin bir çalışma kültürüne sahip olmak, kent yöneticileri için fevkalade önemli. Bu bakımdan partisi, kimliği, siyasi görüşü, ne olursa olsun insanların yaşam kalitesini öncelemek, sonra da arttırmak yerel yönetimlerin görevleri arasında öncelikli olmaya başladı. Vatandaş artık bilinçli ve pek çok hizmet bekliyor. Zaten belediyelerin olmazsa olmaz görev alanları var. Farklı bir şey yapmak gerekiyor. Öngörülemeyen belirsizlikler çağında; kentsel ortaklıklara, düzenli iletişime, stratejik ve esnek yönetime ihtiyaç var. Hiç kuşkusuz her türden kentsel krizler yönetilebilir. Karşılaşılacak sorunların üstesinden gelebilmek için önce doğayla inatlaşmamak gerekiyor. Bilime, uzmanlığa ve emeğe gerekli değer vermek zorundayız.”