BURSA (İHA) – Borç ilişkilerinde dijital yazışmaların delil niteliğine ilişkin dikkat çeken bir karara Yargıtay imza attı. Banka aracılığıyla arkadaşına ödünç para veren ve alacağını WhatsApp mesajlarıyla geri isteyen bir kişinin başlattığı icra takibine ilişkin uyuşmazlık, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından değerlendirildi.
Yüksek Mahkeme, taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarının borcun geri ödenmesinin istendiğini ortaya koyabileceğine karar verdi. Böylece geri ödeme tarihi kararlaştırılmamış ödünç para ilişkilerinde, Türk Borçlar Kanunu kapsamında öngörülen altı haftalık sürenin başlangıcının mesajlarla da ispatlanabileceği ortaya konuldu.
Arkadaşına verdiği parayı geri istedi
Olay, bir kişinin arkadaşına farklı tarihlerde banka kanalıyla ödünç para göndermesiyle başladı. Alacaklı, gönderdiği paraların iade edilmemesi üzerine WhatsApp üzerinden arkadaşına mesajlar göndererek borcun ödenmesini talep etti.
Talebine rağmen ödeme alamayan alacaklı, ilk mesajından altı haftadan fazla süre geçtikten sonra icra müdürlüğüne başvurarak yasal takip başlattı.
Ancak borçlu olduğu ileri sürülen kişi, icra takibine itiraz ederek borç ilişkisini kabul etmedi.
Davalı, aksine kendisinin davacıya elden yaklaşık 900 bin lira borç verdiğini, banka üzerinden hesabına gönderilen paraların da bu borcun geri ödemeleri olduğunu savundu. Ayrıca icra takibinden önce kendisine usulüne uygun süre verilmediğini ve alacağın henüz muaccel hale gelmediğini ileri sürdü.
Yerel mahkeme alacaklıyı haklı buldu
Uyuşmazlığın taşındığı Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarını ve banka dekontlarını değerlendirdi.
Mahkeme, gönderilen paraların davalının ekonomik açıdan zor durumda olması nedeniyle ödünç olarak verildiği, daha sonra da mesajlar aracılığıyla geri istendiği sonucuna ulaştı.
Davayı kısmen kabul eden mahkeme, icra takibinin devamına ve yüzde 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmetti.
Ancak karar, davalı tarafından istinafa taşındı.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı değiştirdi
Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), yerel mahkemeden farklı bir değerlendirmede bulundu.
BAM, icra takibinden önce borçluya gerekli ihtar veya bildirimin yapılmadığı görüşünü benimsedi. Borcun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren altı hafta sonra muaccel hale geleceğini belirterek davayı hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddetti.
Bunun üzerine alacaklı tarafın avukatı kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay: WhatsApp yazışmaları dikkate alınmalı
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların kabul ettiği WhatsApp mesajları ile banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, banka dekontlarında yer alan "elden borç" açıklamalarını ve mesaj içeriklerini dikkate alarak, paraların ödünç verildiğinin davacı tarafından ispatlandığı sonucuna ulaştı.
Kararda, taraflar arasında borcun geri ödeneceği gün veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa, ödünç alan kişinin ilk geri ödeme talebinden itibaren altı hafta geçmeden parayı iade etmekle yükümlü olmayacağı belirtildi.
Yargıtay, somut olayda alacaklının WhatsApp üzerinden ilk geri ödeme talebini 8 Ekim 2021 tarihinde ilettiğini, icra takibinin ise 28 Eylül 2022 tarihinde başlatıldığını tespit etti.
İki tarih arasında kanunda öngörülen altı haftalık sürenin fazlasıyla geçtiği vurgulandı.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle davayı reddettiğine karar vererek hükmü alacaklı yararına bozdu.
Altı haftalık sürede önemli ayrıntı
Kararın dayanağını oluşturan Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesi, geri ödeme zamanı belirlenmemiş ödünç para ilişkilerine ilişkin hükümler içeriyor.
Buna göre, ödünç verilen paranın ne zaman geri ödeneceği veya hangi bildirim süresinin uygulanacağı taraflar arasında kararlaştırılmamışsa, borçlu ilk geri ödeme talebinden itibaren altı hafta geçmeden iadeyle yükümlü olmuyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesinde öne çıkan nokta ise geri ödeme talebinin yalnızca noter ihtarnamesi gibi resmî yollarla yapılmasının zorunlu olmadığı, taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarının da somut olayda bu talebin ispatında kullanılabilmesi oldu.
Her WhatsApp mesajı tebligat sayılmıyor
Karar, WhatsApp üzerinden gönderilen her mesajın otomatik olarak resmî tebligat yerine geçeceği anlamına gelmiyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesi, taraflarca kabul edilen mesajların özel hukuk ilişkisindeki geri ödeme talebini ispatlamasına dayanıyor.
Bu nedenle mesajların kime ait olduğu, içeriği, taraflarca kabul edilip edilmediği ve diğer delillerle desteklenmesi önem taşıyor.
Karar, özellikle arkadaşlar, yakınlar ve ticari ilişki içindeki kişiler arasında geri ödeme tarihi belirlenmeden verilen ödünç paralara ilişkin uyuşmazlıklar bakımından önem taşıyor.
Yargıtay'ın bozma kararıyla birlikte, WhatsApp yazışmalarının borcun geri istenmesi bakımından hukuki sonuç doğurabileceği ve altı haftalık yasal sürenin başlangıcının belirlenmesinde dikkate alınabileceği ortaya konuldu.