Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

"Kaybettiğimiz Saygıyı Yeniden Bulmak" Dogeza

Bugün sizlerle bir kelimeden, bir kültürden ve aslında hepimizin kalbinde var olan bir değerden bahsetmek istiyorum: Saygı…

"Kaybettiğimiz Saygıyı Yeniden Bulmak" Dogeza
Paylaş:
N

"Kaybettiğimiz Saygıyı Yeniden Bulmak" Dogeza

Bugün sizlerle bir kelimeden, bir kültürden ve aslında hepimizin kalbinde var olan bir değerden bahsetmek istiyorum: Saygı…

Japon kültüründe "dogeza" diye bir anlayış vardır. Bir insanın karşısındaki kişiye duyduğu derin saygıyı, yaptığı hatanın sorumluluğunu kabul etmesini ve gerektiğinde gururunu bir kenara bırakıp özür dilemesini anlatır.

Dogeza bize şunu hatırlatır:
İnsan olmak, sadece güçlü olmak değildir…
Bazen eğilebilmeyi, dinleyebilmeyi, anlayabilmeyi ve karşımızdaki insanın değerini kabul edebilmeyi bilmektir.

Bugün belki de toplum olarak en çok ihtiyacımız olan şey budur.

Bir zamanlar sokaklarımızda farklı bir sıcaklık vardı. Özellikle 80’li ve 90’lı yıllardan önce büyüyen insanların anlattığı o dönemlerde; komşuluk vardı, hatır vardı, büyük küçüğünü bilirdi, küçük büyüğüne saygı gösterirdi.

Bir selamın değeri vardı.
Bir kapı çalmanın anlamı vardı.
Bir büyüğün duasını almanın, bir komşuya yardım etmenin, bir insanın gönlünü kırmamanın önemi vardı.

İnsanlar birbirlerini sadece tanımazdı; birbirlerini önemserdi.

Bugün ise bazen aynı sokakta yaşayıp birbirimize yabancı kalabiliyoruz. Daha hızlı konuşuyoruz ama daha az dinliyoruz. Daha çok hak arıyoruz ama bazen sorumluluklarımızı unutuyoruz.

Oysa saygı, sadece karşımızdakinden beklediğimiz bir şey değildir. Saygı, önce bizim göstermemiz gereken bir değerdir.

Haddini bilmek; geri kalmak değildir.
Haddini bilmek; insanın kendisini tanıması, nerede duracağını bilmesi, karşısındaki insanın hakkına ve onuruna değer vermesidir.

Büyüklerimiz bize bir söz söylerdi:
"Edep, insanın süsüdür."

Belki de bugün yeniden hatırlamamız gereken en önemli şey budur.

Çocuklarımıza sadece nasıl kazanacaklarını değil, nasıl insan olacaklarını da öğretmeliyiz.
Onlara sadece başarıyı değil, merhameti öğretmeliyiz.
Sadece konuşmayı değil, dinlemeyi öğretmeliyiz.

Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği binaları, yolları veya teknolojisi değildir.
Gerçek zenginlik; insanların birbirine nasıl davrandığıdır.

Bugün burada hepimize küçük bir çağrıda bulunmak istiyorum:

Birbirimizi daha fazla dinleyelim.
Birbirimize daha fazla değer verelim.
Bir hata yaptığımızda özür dilemekten korkmayalım.
Bir insanı kırmadan önce onun da bir kalbi olduğunu hatırlayalım.

Belki hepimizin hayatında küçük bir "dogeza" anı olmalı…
Yani karşımızdaki insana "Sen değerlisin" diyebileceğimiz bir tevazu anı…

Çünkü insanı büyüten şey, başkalarını küçültmek değildir.
İnsanı büyüten şey; sevgisi, saygısı ve güzel ahlakıdır.

Gelin, kaybettiğimizi düşündüğümüz o eski sıcaklığı yeniden hatırlayalım.
Gelin, birbirimize yeniden insan olduğumuzu hissettirelim.

Çünkü saygının olduğu yerde sevgi büyür.
Sevginin olduğu yerde huzur olur.
Ve huzurun olduğu yerde güçlü bir toplum doğar.

Hep birlikte daha saygılı, daha merhametli ve daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz.

 

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı