Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Ne günlerdi be! Gözlerdeki Işıltının Masalı ve Gerçeği 

​ 2021’de gözlerindeki o malum ışıltıyla bir adam geldi. 

Ne günlerdi be! Gözlerdeki Işıltının Masalı ve Gerçeği 
Paylaş:
N

Ne günlerdi be! Gözlerdeki Işıltının Masalı ve Gerçeği 

​ 2021’de gözlerindeki o malum ışıltıyla bir adam geldi. 

 Enflasyon bugün olduğu gibi %35’lerde gezinirken, o çıktı ve masaya vurdu: %0,99’dan konut kredisi. 

​Millet ne yaptı? 

 Koştu, kredi çekti; ev aldı, araba aldı, arsa aldı.  

Ardından KKM sahneye çıktı; parasını TL’de tutana kur farkı garantisi verildi.  

Esnaf ucuz krediyle depolarını mal doldurdu, stokladı. 

 EYT çıktı, bir günde milyonlarca insan emekli oldu.  

Asgari ücrete yılda iki kere zam yapılmaya başlandı. 

​O dönem araba alan, birkaç ay sonra aynı arabayı daha pahalıya satmaya başladı.  

Borsa coştu, borsacılar paraya para demedi. O günlerde borsada olanlar, bir ev parasını üç-dört ev parasına çıkardı. 

 Neden mi? Çünkü faiz düşüktü, enflasyon yüksekti. Altının bir yılda %50-60 yükselmesi bile insana az geliyordu; çünkü oluk oluk para akıyordu her yerden. 

​Halka arz furyası patladı. Millet, ailedeki yedi sülalenin kimlik numarasıyla 10-15 hesaptan halka arza girip, bir ayda üç-dört aylık maaşını cebine koydu. 

 İhracatçı hem yüksek kurdan hem de ucuz krediden köşeyi döndü. 

​Ev alan kazandı. 

​Araba alan kazandı. 

​Borsaya giren kazandı. 

​Kısacası, herkes kazandı. 

Millet 10 yıllık uzun vadeli kredi çekti; birkaç sene içinde enflasyon sağ olsun, o taksitler kuş kadar kaldı.  

Bugün o taksitleri neredeyse üniversite öğrencisi okul harçlığıyla ödeyebilir hâle geldi.  

Borcu olanın borcunu enflasyon eritti, malı olanın malını enflasyon büyüttü. 

Bir ara kredi bulabilen herkesin kafasında tek bir düstur vardı: "Ne alırsan al, yeter ki TL’de kalma!" 

Ev alamayan araba aldı, araba alamayan arsa aldı. Onu da alamayan borsaya girdi. Borsaya girmeyen halka arza koştu, halka arza girmeyen gram altın stokladı.  

Millet resmen parayı bir yerden bir yere yetiştirmeye çalışıyordu.  

Çünkü bugün 100 liraya aldığın şeyin yarın 120 lira olacağını bu ülkede beşikten mezara herkes öğrendi.  

Bu yüzden borçlanıp mal alan herkes parasını katladı katlamasına.  

O kadim “borç kötü şeydir” öğüdü bile tarihe karıştı, tersine döndü. 

​Ne günlerdi be... 

Ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, o ışıltılı dönemde kredi bulabilen ve o krediyi, o parayı iyi değerlendiren herkes bugün sırtını yaslamış durumda, gayet rahat. O dönem çok insan zengin oldu, varına var kattı. 

Acaba bir daha her yerden paranın aktığı, bu denli çılgın ve kazançlı bir dönem görmemiz mümkün mü? Çok zor. Çok zor, çünkü o parlak günlerin faturasını hâlâ ödüyoruz, ödemeye de devam edeceğiz gibi duruyor. 

​Bu masalın faturasını bugün hangi kalemde en çok hissediyorsunuz? 

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı