Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Rekor ihracatın perde arkası

Haziran ayında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ihracatın geçen yılın haziran ayına göre yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolara ulaştığını açıkladı

Rekor ihracatın perde arkası
Paylaş:
N

Rekor ihracatın perde arkası

Haziran ayında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ihracatın geçen yılın haziran ayına göre yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolara ulaştığını açıkladı. İlk bakışta oldukça güçlü görünen bu tablo, tek başına ekonominin üretim gücünü anlatmaya yetmiyor. Çünkü asıl sorulması gereken soru şu: Bu ihracatın ne kadarı gerçekten Türkiye'de üretilen katma değerden oluşuyor, ne kadarı ise ithal edilen ara malı ve hammaddelere dayanıyor?

Türkiye'nin ihracat yapısı uzun yıllardır önemli ölçüde ithal girdilere bağımlı. Özellikle otomotiv, beyaz eşya, elektronik, makine, kimya ve tekstil gibi ihracatın lokomotifi olan sektörlerde üretim için gerekli parçaların, hammaddelerin ve enerji girdilerinin önemli bir bölümü yurt dışından geliyor. Yani ihracat artarken, aynı zamanda ithalat da üretimi beslemeye devam ediyor.

Resmî kurumların ve uluslararası kuruluşların son yıllardaki çalışmalarına bakıldığında, Türkiye'nin ihracatındaki yerli katma değer oranının genel olarak yüzde 70 ila 75 bandında olduğu, buna karşılık yüzde 25 ila 30 civarında ithal girdi kullanıldığı görülüyor. Ancak bu ortalama bir tablo. Bazı yüksek teknoloji ürünlerinde ithal girdi oranı yüzde 50'nin de üzerine çıkabilirken, gıda ve tarım ürünlerinde bu oran çok daha düşüktür. Enerji ithalatına olan bağımlılık da üretim maliyetleri üzerinden ihracatı dolaylı olarak ithalata bağımlı hâle getiriyor.

Dolayısıyla "24 milyar 940 milyon dolarlık ihracat yaptık" cümlesi kadar, bu ihracatın ülkeye ne kadar net döviz kazandırdığı da önem taşıyor.

Çünkü ithal girdiler için ödenen döviz düşüldüğünde geriye kalan bölüm, ekonomiye gerçek katkıyı gösterir. Ekonomik başarı yalnızca ihracat rakamlarının büyümesiyle değil, ihracatın yerli katma değerinin artmasıyla ölçülür.

Türkiye'nin önündeki temel hedef, daha fazla ihracat yapmanın yanında daha fazla yerli teknoloji, yerli ara malı ve yüksek katma değer üretmektir. Çünkü sürdürülebilir büyümenin yolu, ithalata bağımlılığı azaltan bir üretim modelinden geçiyor. Aksi hâlde ihracat rekorları kırılırken, ithalat faturası da büyümeye devam eder ve dış ticaret dengesi üzerindeki baskı tam anlamıyla ortadan kalkmaz.

Sonuç olarak, Haziran ayındaki ihracat artışı elbette önemlidir. Ancak bu başarıyı değerlendirirken yalnızca brüt ihracat rakamına değil, o ihracatın ne kadarının gerçekten Türkiye'de üretilen katma değere dayandığına bakmak gerekir. Çünkü ekonomide asıl başarı, çok satmaktan önce, sattığınız üründen ne kadar değer üretebildiğinizdir.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı